Geçen günlerde kamuoyuna Gülhane Askeri tıp Akademisi (GATA)da yaşanan bir asker ölümü yayıldı.
KKTC’de 28.Tümende uzun dönem er olarak görev yapan Uğur KANTAR, Ağustos ayında terhis olması gerekirken, terhisine 2 hafta kala içtimaya geç kaldığı için DİSKO (Askeri disiplin koğuşu) ya konulmuş, günlerce dayak atılmış, Kıbrıs’ın yaz sıcağında susuz olarak güneş altında tutulmuş , durumu ağırlaşınca ambulans uçakla GATA ’ya getirilmiştir.
25 Temmuzdan beri GATA’ da tedavi altında olan er asker , beyninde ve iç organlarında oluşan hasar ve uzun süre susuz kalma sonucu böbreklerinde iltihap oluşan Uğur KANTAR doktorların tüm çabalarına rağmen hayata veda etti.
2 aydan beri Üsküdar’daki manav dükkanını kapatarak GATA’ da perişanlık çeken(bazen banklarda yatarak) baba Aydın KANTAR iyileşmesini beklediği oğlunun ölüm haberi ile yıkıldı.
Bu süre içinde oğlunun başına gelenleri öğrenmek için avukatı ile birlikte Kıbrıs’a da giden baba Aydın KANTAR , oğlunun içtimaya geç kaldığı için DİSKO denen koğuşta günlerce ağır işkence, susuz bırakma, güneş altında saatlerce bekletme ve dayak yüzünden vücudunun harap olduğunu , oğluna işkence yapan gardiyan askerlerden Ayhan ARSLAN ve Fırat KESER’ in tutuklanarak cezaevine gönderildiğini öğrendiğini dile getirdi.
2 ay boyunca GATA da oğlunun başında beklediği için manav dükkanını kapatması sebebi ile iflas ettiğini de dile getiren baba KANTAR, oğlu Uğur KANTAR’ ın dayak ve işkence sonucu öldüğü için şehit sayılmadığını, bunun da kendisini oldukça üzdüğünü, oğlunun ölümüne sebep olanlarla her türlü hukuki mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğini dile getirdi.
Daha önce bir kısmı basına yansıyan askeriye’de dayak, disko, eline pimi çekilmiş bomba vererek işkence, askeriyenin döşediği mayına basarak hayatını kaybetme gibi asker ölümlerini hatırladığımız da, Avrupa insan hakları mahkemesi (AİHM nin Ersin PULATLI adlı erin askerde iken 1 hafta askeri disiplin koğuşunda kaldığı gerekçesiyle yaptığı başvuru sonucu Türkiye’yi 9000 EURO tazminat ödemeye mahkum etmişti.Bu durum askeriyede disiplin koğuşunda kalanların müracaat etmeleri halinde tüm başvurular için emsal yolunu da açmış bulunuyor.
Şimdi soralım? Sadece içtimaya geç kaldığı için veya zamanında yatmadığı, zamanında kalkmadığı gibi disiplinsizlik sayılan hareketler dahil cumhuriyetten bugüne ne kadar asker disko işkencesiyle hayatını kaybetti? Ne kadarı sıcak veya soğukta saatlerce bekletilerek telafisi olmayan hastalıklara maruz bırakıldı? Ne kadarı eline pimi çekilmiş bomba verilerek veya askeriyenin döşediği mayınlı araziden yanlışlıkla geçirilerek hayatını kaybetti. Ve sorumlular hakkında neler yapılabildi. Masum Anadolu insanlarının hesabı kimlerden soruldu veya sorulabildi mi? Yapılması düşünülen yeni anayasada tüm bu soruların cevabı olabilecek mi? Umarım önümüzdeki zaman bu sorulara olumlu cevapları bulduğumuz zamanlar olur.
Bir zamanlar genelkurmay eski başkanlarından Doğan GÜREŞ oğlu için “ Benim oğlum bitane ölürse yerine yenisi gelmez.” Demişti. Bu anlayıştakiler unutmasın ki askerde gereksiz ve hukuksuz davranışlarla hayatını kaybeden askerler de annesinin, babasının bitanesidir. Öldüğü zaman yerine yenileri gelmiyor.
|