ALKIŞ
*Bugün alkış yok. Kimi alkışlayacağım neyi alkışlayacağım, yüreğimize ateş düştü. Hainler vatan evlatlarımızı şehidetti.
DUYDUNUZ MU?
*Cumhurbaşkanının ziyaret ettiği birliklere PKK’nın saldırmasının çok büyük anlamları olduğunu,
*Bu hain saldırının hükümeti son derece zora soktuğunu,
*Mehmet Metiner’in KCK operasyonlarını eleştirdiğini,
*Saldırıdan sonra Başbakanlık’a yürümek isteyen vatandaşlarla polis arasında arbede çıktığını,
*Devlet kademesinin tüm programlar ve ziyaretlerini iptal ettiğini,
*BDP’lilerin terör olaylarında sürekli iyi polis rolünü oynamaya çalıştıklarını, saldırıyı kınadıklarını,
*Doğu ve Güneydoğu’daki tüm dağlarımızın hainler tarafından ele geçirildiğini,
*Açılımın bu memlekete faydasından çok zararının olduğunu,
*Komando birliklerinin Kuzey Irak’a indirildiğini,
*Türk milletinin sabrının artık sonuna geldiğini ve büyük bir öfke sarmalına tutulduğunu,
*Bu saldırının Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ı zor duruma düşürdüğünü,
*Türkiye’nin adı konulmamış bir savaşın en sıcak anına yerleştiğini,
*Bir gün önce 5 polisimizin şehidolmasının üzüntüsünü yaşayamadan çok sayıda askerimizin şehidolmasının kamuoyunu patlama noktasına getirdiğini,
*Şimdiye kadar neden sınırötesi kara harekatının yapılmadığının sorgulandığını,
ÖNCE BEBEK KATİLİNİ ASMALI
Türkiye bu hain saldırıya nasıl cevap verecek? Boş dağları bombalama artık milletin öfkesini dindirmiyor. Yapılması gereken öncelikle çok hızlı hareket ederek idamı geri getirip ilk olarak Apo denen bebek katilini asmalı ardından diğer PKK’lı tutukluları. Sözde önderlikleri yok olunca bu hain güruh ne yapacak? İç savaş çıkar korkularının altında ezilmenin anlamı yok. Olacak ve öleceğe çare yok. Takdiri ilahi ne emrediyorsa o olacak. Bizim Kürt kökenli kardeşlerimizle hiçbir alıp veremediğimiz yok. Onların büyük bir kısmının da vatanına milletine bağlı olduğunu biliyoruz. Onlar ayrı tutulmak kaydıyla terör örgütü ile birlikte hareket eden herkese savaş ilan edilmeli. Türkiye 24 saat içinde polis, asker ve sivil olmak üzere 40’a yakın insanını teröre kurban verdi. Bir o kadarı da yaralı. İki ülke arasındaki savaşta ancak bu zayiatlar olur. Bir savaşın tam ortasındayız. İsrail, Suriye ve Irak hainlere destek oluyor. Almanlar, Amerikalılar da buna dahil. Türkiye büyük devlet ise bunun üstesinden gelmeli.
SURİYE VE KUZEY IRAK İŞGAL EDİLMELİ.
Türkiye eğer terörden tümüyle kurtulmak, dış kaynakları kurutmak ve hakimiyetini ilan etmek istiyorsa derhal Kuzey Irak’ı ve beraberinde Suriye’yi de kendi toprağı gibi görerek oralara güçlerini yerleştirmeli. Bu toprakları denetim altına almadan terör asla sona ermeyecektir. Düşünün Türkiye’nin Irak ve Suriye sınırını. Neredeyse bir ülkenin sınırlarının yüzde doksanı bu iki ülkeyle. Terör de zaten buralardan besleniyor. Biz onlara yardım ediyoruz onlar hainlere kucak açıyor. Barzanisi, Talebanisi, Esad’ı hepsi aynı hainler gurubunun içinde yeralıyor. Türkiye kendi bileği ve gücüyle ayakta kalacak ve büyüyecekse kendi gücüyle büyüyecek. Başka çaresi yok. Amerikanın oyalamaları, İsbrail’in düşmanlıkları, Esad’ın sinsi düşmanlığı, batılı ülkelerin Türkiye’ye olan kini bitmek bilmiyor. Analarımız ağlıyor, evlatlarımız toprağa giriyor. Dağlarımız teröristlerin eline geçmiş. Ne yapacağız. Demokratik çözümler işe yaramıyor. Yarayacağını da sanmıyorum.
HEDEF SAPITMAK İSTEYENLER
Kimileri durumdan vazife çıkarmak için topyekün Kürt kökenli kardeşlerimiz üzerinden kara propogandaya başladı. Bu son derece yanlış ve tehlikeli. Türk ile Kürt hiçbir zaman ayrılamaz. Bunu düşünenler aldanıyorlar. Bin yıl beraber yaşamış, akraba olmuş, et ve tırnak gibi birbirine girmiş toplumu nasıl ayıracaksınız. Ayırmanın gereği var mı? Tüm Kürt kökenli kardeşlerimiz PKK değil ki? Tam tersine aynen Türk gibi PKK’ya düşman olanlar ezici çoğunlukta.
AÇILIM BU ÜLKEYE ZARAR VERDİ
Açılım’ı kim icadedip bu iktidara yutturduysa büyük bir kötülük yaptı. Açılım süreci içinde terör örgütü daha rahat hareket edip lojistik destek buldu. Zaman buldu, zemin buldu. İyice dağlara şehirlere yerleşti. KCK ile devlet yapılanmasına girdi. Haracını topladı bu da yetmedi vergi dairelerini kurdu, Anayasasını yaptı. Siyasi müzakereler vasıtasıyla da meşruiyet kazanmaya çalıştı. Sonuçta açılım süreci çok acı bir şekilde sona erdi. Yüzlerce canımızı verdik. Ocaklara ateş düştü. Hainler güçlendi. Beşir Atalay ise açılım sürecini eline yüzüne bulaştırdı. Çok kısa süre sonra silahlar bırakılmadan açılımın olmayacağı anlaşıldı ancak olan oldu, PKK daha da güçlendi. Değişik planlamalar yaptı. Şimdilerde İsrail, Suriye gibi ülkelerin Türkiye ile olan sorunları nedeniyle oralardan da destek buldu. Artık gemi azıya almış durumda.
TARİHİN DÖRDÜNCÜ BÜYÜK İHANETİ
PKK terör örgütünün yaptığı en büyük dördüncü saldırı olarak dünkü saldırılar tarihe geçti. 33 er olayından sonra bu kadar büyük bir zayiat vermiş olmamız, koskoca bir tabura saldırının yapılıyor olması kuşkusuz büyük bir destek altındaki hainlerin işidir. Sanki düzenli bir ordu, organize bir şekilde bizim birliklerimize saldırıyor. Bu çok anlamlı. İyi düşünmek lazım. Resmen savaş görüntüleri. Roketatarlar, ağır silahlar. Bu saldırı yanında ne Aktütün ne Dağlıca akılda kalır. Büyük bir saldırı.
MIŞ
*Türkiye çok kritik bir dönemeçte kritik kararlar almak üzereymiş.
DAMLA
Allahım senin ismini bin yıl boyunca yüce tutmaya çalışan bu millete bu memlekete sen yardım eyle…..