Okuyunca insan utanıyor. Çukurca’da şehit olan Piyade Çavuş Birol Elmas’ın ana ocağı Sakarya’daki bir gecekondu. Baba ölmüş oğul Birol askerde. Anne biri engelli üç çocukla hayat mücadelesi veriyor. Elektrik parasını ödeyemediği için elektrikleri kesiliyor. Şehit haberi geldiği gün Sakarya Elektrik şirketi tarafından bir zahmet açılıyor. O güne kadar karanlıktalar. Oğul Birol vatan için kurşunlara hedef oluyor, hem de sınırda. Hep böyle olmuştur, şehitlere gazilere bir bakın hep köylü çocukları, hep fakir fukara, hep yoksul Anadolu insanı. Zengin bedelini veriyor. Yalılarda, villalarda, çiftliklerde oturan şehit ailesi tanıyor musunuz? Bir Sanayici, bir yüksek bürokrat, Genel Müdür, Bakan, milletvekili, Paşa, Albay, Yarbay tanıyor musunuz ki evladı şehit olmuş? Evladını şehit vermiş var mı bir başkan? Tüm general, orgeneral, korgeneral, amiral, Albay, kurmay Albay, vergi rekortmeni listelerindeki insanlar, geçmişte bakanlık ve vekillik yapanlar, bugünküler var mı bir tane? Yok, olamaz da. Şehitlere bakın bir. Kayseri’dekilere de diğer illerimizdekilere de. Hep gecekondu da oturan aileler, köyde kerpiç evde, toprak evlerde yaşayan gariban insanlar. Sakarya’daki yürekleri dağlıyor. Gecekondu bir ev. Baba ölmüş, anne ise bir engelli üç çocukla yaşam mücadelesi veriyor. Bin ikiyüz lira elektrik borcunu takside bağlatıyor ödeyemeyince kesiliyor. Karanlıklar içinde. Üstüne üstlük evladı da şehit olurken annenin hayatı tümden kararıyor. Elektrik şirketi lütfediyor da aman rezil olmayalım diye şehit haberinin geldiği gün elektriği açıyor. Hep garibanların sırtında. Vatan savunması da, kurtuluş savaşı da, Kıbrıs Savaşı da.
SOKAĞIN NABZI
Hakkari’deki saldırılardan sonra sokaklar ısındı. Son iki gündür Kayseri’de de başta lise ve üniversite öğrencileri olmak üzere yürüyüşler yapılıyor. Elbette duyarlı olmak gerekiyor. Tümden kayıtsız kalmak bu millete yakışmaz. Ancak dozunu da iyi ayarlamak gerekir. Bu fırsattan istifade etmek isteyen provokasyoncular yok değil. Terör örgütü PKK’nın nihai hedefi bir iç savaş çıkarmaktır. Türk’ü kürde, Kürdü Türke düşman eylemektir. Bir hain saldırıdan sonra sokaklarda Türkler protesto yapacak, sonra? Olur ya bir geri zekâlı çıkıp Kürt kardeşlerimize yönelik olur olmaz şeyler söyler, hatta dükkanlarına taş atar, onlar karşılık verir bir ayrışma çıkar da işte o zaman PKK dönüp Kürtlere der ki: Bakın biz size söylüyorduk. Bu Türkler size düşman, size yaşam hakkı bile tanımak istemiyorlar. Biz sizin hakkınızı savunuyoruz. Biz ayrı devlet kurmak mecburiyetindeyiz, gelin bizden tarafa….. Ondan sonra olacakları düşünmek bile istemiyorum. Terörün hedefi elbette budur. Yapılacak taşkınlıklar, amacını aşan eylemler terörün ekmeğine yağ sürecektir. Türkiye’ye fayda değil zarar getirecektir. Bu devletin ordusu da vardır, polisi de. Yasası da vardır Anayasası da… Terörle mücadele hiçbir zaman vatandaşın işi olamaz. Durumdan vazife çıkarmak bu vatana zarar verir. Onun için taşkınlık yapmamaya dikkat. Kardeşliği bozacak şeylerden kaçınmak lazım. Zaten PKK ayrışma istiyor. Bu ayrışmayı kolaylaştırmak bize ne kazandıracaktır? Tabi ki bunun yanında terörü de protesto etmemiz lazım. Vatandaşın duyarlılığının yükselmesi lazım. 24 ocağa ateş düşerken, vatan evlatlarımız şehit olurken biz duygusuz bir şekilde işimize gücümüze de bakamayız. Tepkimizi en demokratik yollarla yıkıcı değil yapıcı bir şekilde göstermemiz lazım. Dün Kayseri meydanında öğrenciler gurup gurup geldiler. Terörün lanetlenmesi ilköğretim öğrencisine kadar düşmemeli. Çocukların kanı dik akıyor. Provokasyonlara açık dimağlar. Bir okulda kürt kökenli öğrenciye tavır alanları duydum çok üzüldüm. Öğrenciler meydanda protesto yaparken biri ülkücü hareketi yapıyor diğeri Saadet diğeri Ak Parti. Ondan sonra da kavga başlıyor. Gün boyu beş altı kavgaya şahit oldum. Gençler birbirine girmeye başladı. Bu öğrencilerin okulda olması lazım. İdari izinli mi bunlar, kim izin veriyor. Çok tehlikeli bir bölgeye itiliyor gençlerimiz. Neyin ne olduğunu bilmeden çocukları piyasaya sürmek Kayseri’ye yakışmaz. Provokasyonculara dur demek lazım. Okulu asan meydana gidiyor. Böyle bir şey olur mu? Yapılacaksa okul yönetimlerinin gözetiminde sistemli ve disiplinli bir şekilde yapılması lazım. Başıboş bırakılan çocuklar daha sonra birbiri ile kavgaya başlıyor. MHP lideri Bahçeli de provokasyonlara dikkat çekiyor. Türkiye tam bir öfke sarmalına yakalandı. Aklıselimi kaybetmeyelim. Duyarsız da olmayalım ama bilinçli bir şekilde hainlere tepki gösterelim. Sorumluları göreve çağırıyorum.