“GLOBAL ERGENEKON”LA “TÜRK ERGENEKONU”NUN KAMUFLAJ ARACI OLARAK “ÖCALAN VE KÜRT ERGENEKONU”KİTABI.Ş.TAYYAR
“PKK’nın Kürt sorunu yoktur. Kürt’lerin PKK sorunu vardır..”Şamil Tayyar “Kürt Ergenekonu”kitabından
Şamil Tayyar’ın gazetecilikten milletvekilliğine geçmesi medyadaki cazibeyi düşürmüştür dediğimde yazar ve okur arkadaşların bir kısmı gülüyor, bir kısmıda kısmen hak veriyorlardı günlük sohbetlerimizde. Kayseri Gündem’deki ve halkla sohbetlerimizde. Ş.Şamil Tayyar “Kürt Ergenekonu” kitabını yayınlayınca benden evvel alıp okumaya başladı okur yazar takımı benden habersiz. Kitabı aldım okudum ve Ş.Şamil Bey’in medyada yokluğunun yarattığı boşluğun daha fazla farkına vardım..Sayın yazar hamaset yapmıyor ama dobra giriyor konulara ve kanıt getiriyor iddiasını ispatlıyor en sevdiğim ve beni yazılarına rapteden belgelerini serdetmesi. 30-35 yıldır devam eden bir iç mesele ve vatanın kanayan yarasının duyumlara dayalı yarım yamalak bilgiler ve malumatlardan, kanıta dayalı ve güvenilir argümanlarla tecessüm etmesi ve insanın kendisinin de dönen küresel hıyanet ve alçaklıklarla ilgili görüş bildirmesine imkan ve sahih bilgilerin mecmuu bir kitap Şamil Bey’in son kitabı “Kürt Ergenekonu” Memlekette her dalavereyi çevirip kendi yedikleri ettikler ve vurduklarını kırdıklarını hayali düşmanlara atarak kurtulan üniformalı ve üniformasız kalpazanlar artık eskisi kadar rahat top çeviremeyecekler ve sıkışınca topu taca atamayacaklardır.
Çünkü “Kürt Ergenekonu”kitabını okuyan bir aydın veya normal insanımız hıyanetin ve dalaverinin anhası ile minhasını kavradığından yalanı yutmacaktır. Konuyla ilgili tüm dağınık bilgileri sonsuz bir sabırla ve eşsiz bir çalışmayal kitaba döktüğü için Türkiye insanı Ş.Şamil Tayyar’a çok şey borçludur kanaatendiyim..Ve herkesin okumasının gerekliliğine hatta zaruretine inanıyorum..Ahmet Davutoğlu’nun Stratejik Derinlik’i ile “Kürt Ergenekonu”kitaplarını sadece Türkiye insanı değil bütün İslam coğrafyasında yaşayan ve global emperyalizmin wampir pençesi altında inlayen Araplar başta olmak üzere ilgili halkların dillerine çevrilerek okumaları elzemdir kanaatindeyim..O kitaplar okunup anlaşılır ve zihnen sindirilirse gelecekte “Başka Baharlar”a ihtiyaç kalmayacak şekilde bölgenin mazlum ve mağdur ülkeleri kendi kaderlerine, siyasetlerine sahip çıkarlar süreci doğru götürürler diye düşünüyorum.
Kitapla ilgili kısa bilgi ve görüşlerimi izhar ettim ama okuyan herkesin kendine göre düşünce ve yorumu olacağından o kısmı geçiyorum ve sözü Şamil Tayyarın kendisine bırakıyorum..”Kürt Ergenekonu” aslında kimin Ergenekonu olduğunu azıcık izah edebilirsem hepiniz koşup kitabı temin edeceksiniz inşallah..Okumamak yani o kitabı okumamak şehit cenazelerini anlayamamak yorumlayamamaktır. Ya da yanlış yorumlamaktır. Ülkemizi varoluşla yok oluş arasında bırakan bir sorunu en kısa özlü ve ikna edici delillerle deşifre eden bir kitabı okumamak vebaldir. Gereken kitapları okumayan düşünmeyen ve kafa- göz yormayanların ülke-vatan meseleleri konusunda konuşmaya yorum yapmaya hakları var mı orası da ayrı mesele.Zaten işin senaristi global wandallar işin deşifre olmamasını anlaşılmamasını ve çıkarlarının tehlikeye girmemesini kısaca uyanışı ve uyandıracak enstrümanları yok etmeye uğraşıyorlar..Faili malum ve faili meçhül cinayetlerin arkaplanında bu karanlık, acımasız gerçeklik var. Şamil Tayyar devasa güçlere karşı asimetrik savaş veriyor desem mi? İşin içinde bilmediğimiz ve hiçbir zaman normal insanın bilemeyeceği karanlık ilişkilere ulaşacaksınız kitabı okurken.
STRATEJİLERİN DEĞİŞMEYEN AMACI HALKA KORKU YILGINLIK YAYMAK. GÜVENLİK KUVVETLERİNİN MÜCADELE AZMİNİ KIRMAK
Terör örgütlerini ayakta tutan başlıca amil silahlı eylemleridir.PKK da Abdullah öcalan’ın yakalnmasına kadar silahlı eylemlerine acımasızca devam etti. Bu tarihten sonra “Siyasal Serhildan”olarak adlandırdığı “KİTLESE eylemler”ile varlığını sürdürmeyi amaçladı.Ancak, silahlı eylemlere yönelik kadrolarını ve örgütsel yapısını her zaman hazır tuttu. PKK nın strateji değişikliğine gitmeden önce başladığı ve Öcalan’ın yakalandığı tarihe kadar periyodik olarak sürdürdüğü intihar saldırılarının nedenleri şöyle özetlenebilir.
--1996 yılı şehir ve kırsal alan faaliyetlerinde yaşanan eylemsel tıkanıklığın aşılması
--Alışılmış eylem tarzı dışında, güvenlik kuvvetlerinin mücadele imkanında zorlanacağı eylemlerin gerçekleştirilmesi.
--İntihar eylemleri ile ötgütün silahlı kadrolarına motivasyon sağlanması
--Müzahir kesimin örtütsel faaliyetler için cesaretlendirilmesi
--Güvenlik kuvvetlerinin terörle mücadele azminin sekteye uğratılması.
--Halkta yılgınlık, dehşet ve korukunun hakim kılınması.
--İntihar eylemlerinin bir tehdit unusur olarak kullanılması yoluyla siyasi çözüm girişimlerinin gündeme alınmasının sağlanması.
ÖZEL KUVVETLERLE ÖCALANIN AVUKATININ ARASINDAKİ GÖRÜŞMELERDEN. “KENDİ KÜRDÜNÜ DÖV, KOMŞU KÜRDÜ SEV”POLİTİKASINA SON
Özel kuvvetler yetkisi: Öcalan’ın Şamda olduğu sırada masaya oturulduğunda anda biz beş sıfır mağlup olarak başlıyorduk görüşmeye. Ancak şimdi durum değişti.Öcalan yakalandı. Silahlı mücadeleye son vermeyi kabul etti. Şimdi biz beşiz siz sıfırsınız. Yani Genelkurmay 5 PKK 0.Bunu kabul ederek görüşmeye başlayabiliriz.
Öcalan’ın avukatı:Bu girişimi çok olumlu buluyoruz. Baştan belirteyim. Ben PKK yı değil Öcalan’ı temsil ediyorum.Öcalan PKK dır. Önce Öcalan benimser PKK ona uyar.Açılımları Öcalan yapar. Kürt halkı da onu kabul eder.. Bu gün söylediğinin yarın 180 derece tersini söylese, yine PKK onun arkasından gider. Öncelikle sizi tanımak isteriz.-- Biz Öcalan’a operasyon yapan güçleriz.
DEVLET BAHÇELİYİ GENELKURMAY ATAMIŞTIR. ASKERİN DEDİĞİNİN DIŞINA ÇIKAMIYOR. TÜKÇÜLÜK’DE KÜRTÇÜLÜK’DE ŞÖVENİZM İSTEMİYORUZ
Özel Kuvvetler Görüşmecisi: Dinin siyasallaşmasının iktidara gelmesinin nelere yol açtığını gördük. Bu kez de Kürtlerin siyasallaşmasını kabul edemeyiz.PKK yı asimile ve dejenere edin.
Öcalan’ın avukatı: Asimilasyonu kabul edemeyiz Silahlı mücadeleye neden olan asimilasyon. Bu dayatma ve süreç devam ederse PKK yı Abdullah Öcalan da kontrol edemez, Söz geçiremez. Kontrol dışı güçler türer silahlı mücadele başlatırlar.
Özel Kuvvetler görüşmecisi:Asimilasyondan kastettiğim eskisi gibi silahla ezilmesi filan değil.Bunu biz de istemiyoruz. PKK ile mücadele için büyük paralar harcandı. Bunun için Yahudi bankalarından büyük krediler alındı. Bu kredilerin karşılığı olarak GAP bölgesinde araziler ipotek edildi. Asimilasyon ve dejenerasyon için örneğim MHP. Türkeş öldükten sonra bu parti devrini kapatmıştı.Ama bir sürü militanı vardı. Çek-senet tahsilatı yapıyor, şeriatçıların militanlığını yürütüyordu. Genelkurmay, Devlet Bahçeliyi getirdi. Şimdi MHP askerin dediğinin dışına çıkamıyor., tabanı da asimile oluyor. Artık Turancılık yapamaz. Türkçü parti değil artık MHP. Öcalan’ın idamını onlar durdurdu. Biz Türkçülüğe de Kürtçülüğe de karşıyız.
--Avukat: Bu gelişmeyi Öcalan’a bildirelim mi?
--Özel Kuvvetler yetkilisi:Kameraya yakalanmadan uygun ve münasip diplomatik bir lisanla söyleyin . Bu metni vermeyin
--Avukat: İmralı’ya Özel Kuvvetler Komutanlığı hükmetmiyor mu?
--Özel Kuvvetler görevlisi: Kameraya alınan görüntüler Genelkurmaya gidene kadar en az 5 daire başkanının elinden geçiyor.İmralı da olan bir tek biz değiliz. MİT de var. Kara Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri, istihbaratı da var. Bu sürece, barışa karşı olanlar da var. Bunu Genelkurmay Başkanlığına karşı kullanmak isteyenler olabilir. Biliyorsunuz Çevik Bir gitti ama ekibi burada.
SADECE YAZDIKLARIMIZDAN İBARET DEĞİL “KÜRT ERGENEKONU”KİTABI
PKK yöneticileri kendilerini ordan orya atıyor adete. Daldan dala, kayadan kayaya atıyorlar kendilerini. Marksist – Leninist olarak girdikleri örgütçülük ve kendi tabirleri ile savaşçılık serüvenine ZERDÜŞİZM le devam ediyorlar. Kileseden, Papalıktan, Kilesenin aziz ve hatta azizelerinden istimdat dileniyorlar. Hz. Muhammedin peygamberliğini inkar ediyorlar. Sonradan da tam örgütün şanına yakışır bir manevra ile “Cuma Açılımı” münafıklığına sarılıyorlar. Tüm İslam ve Müslüman düşmanı güçler ve odakları yoklayıp, yalayıp yağ yaktıktan sonra Müslüman Kürt kardeşlerimizi dinlerinden imanlarından döndüremeyeceklerini anladıktan sonra sahte imamlara kıldırdıkları Cuma namazları ile tekrar Allah vardır. Hz. Muhammed’le Apo’nun misyonu aynıdır, teranelerinin yanında bir ara APO, kendin kendini yarı tanrı ilan ediyor vesaire. Kitabın tamamının okunması kasaba siyasetini terk edip devletin yalanları ile PKK nın yalanlarının anlaşılması ve doğru düşüncelere ulaşılmasında kitabın seçkin bir yararı olduğu görülecektir. Şamil Tayyar gerçekten emek vermiştir. Teşekkür ederiz.