Hep merak etmişimdir. Zeytin hangi aşamalardan geçerek sofralarımıza o billur rengi, nefis tadı ve şifasıyla zeytinyağı olarak gelir. Bu merakımı yenmek için Kasım ayında bir fırsat doğdu. Gaziantep de eşime ait yirmi beş zeytin ağacının toplanması ve zeytinyağına dönüştürülmesi için çağrı aldım.
Zeytinin iyice yağlanması ve lezzetinin artması için olgunlaştığında bir yağmur ve soğuk yemesi gerektiğini öğrendim. Toplanmaya hazır hale gelmiş zeytinler el tırmığı denen aletlerle ve üzerinde az ürün olan dikine büyüyen budanmış üst dalların sopalarla çırpılması sonucu örtülerde toplanan zeytin, basit ve elektrikli bir makine sistemiyle yapraklarından arındırılıp torbalanır ve zeytin yağa fabrikasının yolunu tutar.
Fabrikaya gelen zeytinler önce kantarda tartılarak fabrikanın yağa çıkarma ücreti belirlenir. Tartıdan indirilen torbalar hazne denilen bölgeye dökülür. Haznenin alt ucunda başlayan bantlar sayesinde zeytin aynı ayarda motorun yarattığı rüzgârla yapraklarından ayrıştırılarak yıkanma havuzuna dökülür. Burada çamur ve tortulardan arındırılan zeytin, elekten geçirilip içeriye ezim motorlarına gider. Burada çekirdeği ile birlikte ezilerek öğütülen zeytin MALAKSÖR denen altı bölmeli bir makinenin ( her bölme altı yüz kilogram zeytinin ezilmişini alabilecek kapasitede ) içerisinde macun hale getirilir. Özellikle farklı kişilerin zeytinleri birbiri ile karışmaması için bu bölmelerin üzerindeki kartlara zeytin sahiplerinin isimleri yazılır. Bu bölmelerde, alet içerisindeki bıçakların çalışması ile ezilen zeytin ve çekirdeği macun hale getirilir.
Burada işlemi tamamlanan zeytin macun haliyle DEKANTÖR denen alete borular vasıtasıyla aktarılır. Burada verilen sıcak su yardımıyla çekirdek posası macundan ayrıştırılır ve posa olarak başka tünelden geçirilip dışarıya atılır. Dışarı atılan çekirdek posası sabun yapımında ve yakıt olarak kullanılır. Burada macun iyice sıkılarak yağ ayrıştırılır. Ayrışan yağ sıcak su ile birlikte FİLTRE makinesine geçer. Burada kalan acı suyu ve tortularda iyice ayrıştırıldıktan sonra zeytinin son aşaması olan filtre haznesine dökülür. Süzülen ve filtreden geçen zeytinyağı, dinlenme havuzuna dökülür. Öncelikle tadına bakılarak makineler yardımıyla galvanizli teneke kutulara tartılarak doldurulur ve zeytinin sahiplerine teslim edilir.
Zeytinin Zeytinyağına dönüşmesi yaklaşık üç saat gibi bir zaman içerisinde oluşur.Yağda bulunan asit oranının artık yüzde birlere inmesi sonucunda yağın lezzetinin arttığı ve kokusun unda kalmadığı görülmüştür. Fabrika sahiplerine makineleşme sonucunda hijyene dikkat ettiklerinden, çay ve yemek ikramlarından ve gösterdikleri yakın alakadan dolayı teşekkür ederim.
Artık Allah’ın bir lütfu olan Zeytinyağını soframızda salatalarda, yemeklerde, dolmalarda ve yöremizde pek bilinmeyen otuz çeşit nebatatın çekilmesi ve karıştırılması ile elde edilen zahter ile beraber kahvaltıda bulundurmamız insan sağlığı açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum.
Ekonomik olarak diğer bitkisel yağlarla arasında bütçemizi rahatsız edecek kadar bir fark olmamasına rağmen zeytinyağı tüketiminin azlığı sağlık açısından ciddi bir eksikliktir.
Ülkemizin batısındaki üretim kadar olmasa da Hatay, Adana, Kilis, Osmaniye, Kahraman Maraş, Gaziantep, Şanlı Urfa gibi illerimizde Zeytinyağı üretiminin bir hayli fazla olduğu bilinmektedir. Bu lezzeti tatmak isteyenler bu saydığımız illerimizden dostları vasıtasıyla temin edip sağlıklarını koruyabilirler.
Saplıklı bir hayat için Zeytinyağı tüketelim kıymetli dostlar….