MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin şike yasası esnasında kamuoyunda ve iktidar partisinde meydana gelen aykırı gelişmeler karşısında çıkıp “uzun süredir tek başına iktidar olan Ak Parti’de olası bir kaos Türkiye’ye zarar verir, Ak Parti’deki çatlama Türkiye’ye büyük zarar verir. Cumhurbaşkanlığı koltuğu Başbakan’ın hakkıdır, Erdoğan’ın hülyasıdır” sözleri kimi muhalif çevreleri çılgına çevirdi. Ancak Bahçeli gerçekleri söyledi. Belki bu sözleri bir muhalefet parti liderinin söylemesi Türkiye’de istikrar sürsün, Türkiye büyüsün sloganını seçimlerde kullanan Ak Parti ile aynı noktada buluşmak anlamına geliyordu ama halkın da büyük bir bölümü aynı duyguları paylaşıyordu. Başbakan Erdoğan’sız 15 gün Türkiye’de işlerin nasıl karışabileceğini gözler önüne sermişti.
MHP lideri bunları söylerken Türkiye’nin Ak Parti iktidarına bir süre daha ihtiyacı olduğunu da bir şekilde ima etmiş oldu. Devlet Bahçeli en kritik anlarda Türkiye’nin yararına işler yapmış bir siyasetçi ve lider olarak siyaset sahnesinde yerini almıştır diye düşünüyorum. 2007’deki o kritik Cumhurbaşkanlığı tartışmalarının ardından seçimden sonra Gül’ün Cumhurbaşkanı olması için ortaya koyduğu tavır, İsrail ile olan gerilimde takındığı tavır, KCK operasyonlarındaki tavır bence takdire şayandır. 2002 yılındaki ani seçim kararı ise bir milattır. İktidarda iken Türkiye’nin çok karanlık ve badireli bir döneme gittiğini görüp hemen seçim kararı alması önemlidir bence.
Devlet Bahçeli eğer Gül ile Erdoğan’ın arasını açmayı hedeflemiş olarak Cumhurbaşkanlığı Tayyip Bey’in hakkıdır demişse bu bir siyasi manevra olur. Ama yalın ve sade bir şekilde Türkiye’nin terörle mücadele ettiği bir dönemde, Suriye, İsrail gerilimi sırasında, Ekonomimizin atılım üstüne atılım yaptığı bir dönemde istikrar sürmeli niyetiyle söylemişse tebrik etmek lazım.
Bu açıklamaların öncesine ve sonrasına baktığımızda daha enteresan şeyler görüyoruz. Öncesinde Ümit Özdağ ile geçmişte bir komutan arasındaki diyaloglar internete düşmüştü. Özdağ ne diyordu: Paşam şu bizim partiye bir çekidüzen verseniz. Bir el atsanız.Yani MHP’de operasyon yapılmasını istiyor anlamında konuşmalar düşmüştü. Peki Bahçeli’nin bu çıkışından sonra ne oldu dersiniz? Dün Bahçeli’ye suikast hazırlığında olan 16 kişi 4 ilde düzenlenen operasyonla yakalandı. Demek ki Bahçeli ve MHP üzerinden Türkiye ile oynamaya çalışan güçler halen mevcut. İktidar güçlü olmalı ki bunların önüne geçebilsin. Ve güvenlik güçleri bu operasyonu dün yaptı. Türkiye’de çetelerle mücadele yapılıyor. Güç odakları ile, darbeciler ile Balyozcularla mücadeleler sürüyor. Böyle bir durumda Erdoğan’ın ameliyat olduğu günlerde iktidar partisindeki bir çatlak gerçekten de Türkiye’ye zarar verir. Bahçeli memleketini düşünen birisi olarak açıkça bunu söylemiştir. Kınayanın kınamasından korkmadan, birileri beni tefe koyar oynatır demeden, açık ve yalın bir şekilde söylemiştir.
Bahçeli bunları söylerken diğer iktidar partisi ne yapıyor? Onlar da Cumhurbaşkanı ile Başbakan’ın arasını açabilir miyiz, böyle bir sıkıntı çıkartıp iktidar partisini kaosa sürükleyebilir miyiz diye manevralar yapıyor. Aradaki fark bu. Bahçeli siyasi mülahazalardan uzak, ülkesi için doğrusu neyse onu söylüyor. Muhalefet partisi olarak yangından mal kaçırayım düşüncesinde olmuyor.
Ama tüm bunlar bir yana söylediği sözlerin özetinin özetini çıkaracak olursak “Türkiye iyi yolda. İstikrarlı bir şekilde büyüyor. Ülke çetelerden mafyalardan temizleniyor, Terörle mücadelelerde güzel bir yönteme girildi. Ekonomi başarılı bir performans gösteriyor. O halde böyle bir ortamda iktidar partisinde bir çatlama, bir dağılma olmasın. Olursa ülkemiz zarar görür” demiş oluyor.