ÜRETEN TÜRKİYE
Türkiye’de üreticinin hakkını vermek üretimi teşvik etmek yetmiş beş milyon olan ülkemizin insanını sevindirmek kadar çok önemlidir. Çünki her üretici ülkemiz adına doğal bir fabrika kurmuş hepsi birden yüzbinlerce insanımıza ekmek kapısı açmış demektir. Bu itibarla üretimi ülke sathına yayarak güçlendirmeliyiz ve üreticilerimizin o nasırlı ellerine emeğine ve alın terine çok büyük saygı göstermeliyiz. Çünki onlar birer meşru kazanç kahramanlarıdır. Öyleysekapanan fabrikaları teker teker yeniden açmalıyız. İşçi haklarına ve alın terine azami hassasiyet göstererek onları tekrar fabrikalarına kavuşturmalıyız. Ülkemiz Japonyada, Çinde, amerikada ve bütün avrupa ülkelerinde olduğu gibi ancak ve ancak bu şekilde güçlenebilir. Bu münasebbetle devlet ve millet olarak herzaman emeğin ve üreticinin yanında olmalıyız ve onları desteklemeliyiz.
MUTFAK KÜLTÜRÜ
Kayseri’miz de bulunan aş evleri ve ekmek evleri kuyruğunda sıra bekleyen hanım kardeşlerimizi ve genç kızlarımızı görünce vicdanım sızlardı. Zira orada hem mahcup oluyorlar, hem zamanı boşa harcıyorlar, hem de bizim mutfak kültürümüzü öldürüyorlardı. Çünki bu hanım kardeşlerimiz bir undan, yumutadan, peynirden ve patatesten çok güzel yemekler yaparlardı derdim ve çok üzülürdüm. Şimdi ise bu gayemin gerçekleştiğini öğrendim. Şöyle ki ihtiyaç sahiplerinin evlerine mümkün olduğu kadar gizli olarak kuru iaşe ve sıcak yemeklerin götürüldüğünü duydum ve buna da çok sevindim. Böylece dün aş evlerinin gidişatını tenkit ediyordum bu günde iyileştirildiğini gördüm bunu da teşvik ve taktir ediyorum. Ancak bütün bu iyi niyetle fakir ve yaşlı insanlara aş ekmek verilmesine rağmen yine de sağlığı yerinde olan genç kardeşlerimiz mutlaka çalışarak üreterek rızkını kazanmalı ve hatta ekmeğini taştan çıkarmalıdır diye tavsiye ediyorum.
GÜNÜN SÖZÜ
Sağlığı yerinde genç olan kardeşlerimiz devamlı başkalarının getirdiği yemeği yemeye alışırsa, sadece karnını doyurmuş olur. Ama kendi elinin emeğini yerse bütün vücudu şifa bulur.
|