DR.ATALAY ŞAHİN:”KİTLE İMHA SİLAHLARINI CEBİMİZDE TAŞIYORUZ.”
“Felsefe yapmak, para kazanmaktan iyidir..”ARİSTOLELES
Pİ ANALİTİK DERSHANESİ ile YEŞİLAY ın beraber düzenlemiş olduğu gecede ilk konuşmayı genç idealist doktor Atalay Şahin bey yaptı.
Dr. Atalay Şahin konuşmasına güzel bir fıkrayla giriş yaptı. Teyzenin birisi doktora gelir. –Oğlum başım ağırıyor der. Doktor bey otur bir nefes al teyze ihtiyarlıktandır ne olacak demiş. --Oğlum benim dizim de ağırıyor.. O da ihtiyarlıktandır, demiş doktor bey. –Oğlum sen başka laf bilmez misin ihtiyarlıktan , ihtiyarlıktan diye saçmalayıp duruyorsun demiş ve vır vır vır etmiş, Sert sözlerle doktoru fırçalamış yaşlı teyzemiz.. Doktor noktayı koymuş. Tamam teyze senin sinirliliğin de ihtiyarlıktan.
SİGARA TİRYAKİLİĞİ OLMASA BUGÜNKÜ HASTALIKLARIN YÜZDE ELLİSİ OLMAZDI
Arkadaşlar tütün içme alışkanlığı ve tiryakiliği olmasa günümüzde insanımızın sağlığını ve parasını alıp götüren hastalıkların yüzde ellisi olmazdı. Kalkınma ve refah seviyemiz şimdiki seviyenin yüzlerce kez daha fazla olurdu. Kayseri de günde ortalama 200 bin paket sigara içiliyor. Kısacası “Kitle İmha Silahları”bakkallarda, marketlerde satılıyor.
Gelişmesini tamamlamış güçlü ülkeler sigara fabrikalarını gelişmekte olan ülkelere taşıdılar.Bu ülke vatandaşlarında tiryakilik artıyor. Sigara tiryakiliği demek iç organlarımızla beraber geleceğimizin kararması anlamına geliyor. Sigaraya alışma, tiryakilik yaşı 10 yaşından aşağıya düştü.
Piyango bileti alanlara ya amorti çıkar, ya küçük ikramiye veya büyük ikramiye çıkar değil mi? Evet nasıl yılbaşı biletinde boş yoksa sigara tiryakiliğinde de boş yok. Artık kısmetine akciğer hastalığı mı, kalp-damar hastalığı mı ne çıkacağı belli olmaz ama uzun vadede bir piyago çıkar. Eskiden kadınlar sigara içmiyordu dolayısıyla akciğer hastalığı kadınlarda hiç olmuyordu. Eşitlik sağlansın diye kadınlar da sigara içmeye başladı şimdi hastalık kadınlarda da yaygınlaştı.
Senin çocuğun üniversitey hazırlanıyor. Dinç bir beyne sıhhate ihtiyacı var. Çocuk eğer sigara içiyorda oksijene ihtiyacı olan beyne oksijen yerine karbon dioksit yollarsa verimi, anlamayı ve başarıyı düşürür.
SİGARA SAĞLIĞA ZARARLIDIR YAZISI PAKETLERE SİGARADAN ZEHİRLENİP ÖLEN HASTALARIN YAKINLARI FABRİKAMIZDAN TAZMİNAT İSTEMESİN DİYE YAZILIYOR
Zehirli yılanları, bizi sokarda öldürür diye düşündüğümüz en zehirli yılanları artık doğada, dağda, bayırda, çayırda aramayalım. Artık zehirli yılan tabiatta değil kendi içimizde. En zehirli yılan sigara dumanı kanımızda kendi içimizde. Kendi elimizle kendimizi öldürüyor kendimizi katlediyoruz.
Et yiyemiyoruz. Yeterli proteini satın alıp tüketemiyoruz ama sigaraya verecek paramız oluyor. Sigara içerek paramızı çok uluslu şirketleri ihya ediyor, sigara üreticisi ve imalatçılarını ihya ediyoruz. Kendimizi imha etmek pahasına paralarımızı dışarıdaki kartellere kazandıryoruz.Bu cahilane yaşam, tüketim tarzımızla bizi ve ülkemizi sevmeyen düşmanlarımıza kar ettiriyor devas paralar kazandırıyoruz maalesef. Sadece sıhhatımizi kaybetmiyoruz. Bizim sevmeyen ülke ve çok uluslu şirketleri ihya ediyoruz.Sigara içerek.Daha iyi gelecek daha sıhhatli bir hayat sürmekle, sıhhatli yaşarsak mümkün olur.Sigara ve alköl gibi zararlı şeyleri tüketmeye devam edersek daha çok tüketici ve hasta bir toplum olup çıkarız. Hasta toplumda kalkınma ve üretim olmaz.Şimdi o içtiğiniz sigaraların paketinde çok küçük harflerle yazılmış bulunan “Sigara Sağlığa Zararlıdır”sözünün aslını öğrenelim.
Amerika da bazı sigar tiryakileri hastalanıp ölünce hasta yakınları o zaman Amerika da üretim yapan sigara fabrikalarına tazminat davası açtılar ve sınırsız büyüklükte ve çok fazla miktarda tazminat kazandılar. Bu durumdan korkan sigara şirketleri hemen sigara paketine Sigara Sağlığa Zararlıdır lafın yazdırdılar. Bundan sonra sigaradan ölenler bizden para ve tazminat talep edemesin diye. Yoksa senin hasta olduğun yahut sigaranın zararlı olduğu sigara tröst ve kartellerinin umurunda değil sevgili dinleyiciler. Aklımızı başımıza alalım sigara içiyorsak kısa zamanda sigarayı ve tiryakiliği bırakalım.Daha temiz, düzenli bir yaşam için mutlu gelecek için buna mecburuz. Hep beraber ve erken SİGARAYI BIRAKALIM..
MUHİTTİN YÜKSEL:”Pİ ANALİTİK DERSHANESİ BAŞARININ BÜTÜN ŞARTLARINI SUNUYOR”
Dershaneye devam eden öğrencilerle velilerin ekseriyette olduğu ve Devlet Tiyatrosunda yapılan toplantıya izleyici katılımı hayli yüksek ve enerjik bir ortamla, ortama bayağı bir heyecan hakimdi. Çünkü hem çocuklarının geleceği ile ilgiliydi konu ve bu işin uzmanları istanbuldan getirilmiş kişisel gelişim hocalarının yapacakları konuşmalar merak ediliyordu.
Pİ ANALİTİK dershanesi müdürü Muhittin Yüksel yaptığı konuşmada kısaca; “Türkiye deki diğer bütün şubelerimizle birlikte Pİ ANALİTİK dershaneleri olarak çağın getirdiği ve geliştirdiği tüm maddin manevi yöntemleri, en üstün teknikleri sevgili öğrencilerimizin istifadesine sunduk, sınavlara girecek öğrencilerimizin moral ve motivasyonlarını yükseltmek daha yüksek başarı temin etmek için bu geceyi düzenleyerek sevgili öğrencilerimiz ve velileri geceye davet ettik. Şimdi sözü kişisel gelişim uzmanı misafir arkadaş sözü vererek başarılar diliyorum”dedi. Kısa ve öz konuştu müdür bey. Kişisel gelişim uzmanı öğretmenlerde konuyla ilgili konuşmalarını ve araya serpiştirdikleri temel fıkraları ve diğer espriler eşliğinde sürdürdüler. Ve insanların uyumasını engeleyerek zihinleri uyanık tuttular gerçekten kişiseli ve gelişimi bilen ehil hocalar olduklarını kanıtladılar.Toplantıda biz bunu gözlemledik gerçekten kabiliyetli seminercileri seçkin kişisel gelişimcileri davet ederek öğrencilerine ve velilerine yararlı olduklarına inanıyorum Pi Analitik çililerin ve özellikle müdür beyin..Şimdi seminerden kısa notlar sunuyorum.
ANNE BABA ÇOCUK İÇİN OTORİTEDİR. ARKADAŞ DEĞİL. OTORİTENİN OLMADIĞI YERDE BAŞARIDAN SÖZ EDİLEMEZ.
Kişisel gelişim hocası kürsüye çıkar çıkmaz güzel bir Temel fıkrası anlatarak dinleyicilerin dikkatini topladı. Türkiye çapında bir anket yapılmış. Konu, “Kadın Eli Öpülür mü.. Öpülmez mi.” Trabzon dan yüzde doksan dokuz öpülür çıkmış ankette. İstanbul da yaşayan laz buna sinirlenmiş ve memleketine gitmiş ilk gördüğü Laz a sormuş ..Kadın eli öpülür mü öpülmez mi diye sormuş. O da öpülür tabii o anadır diyince İstanbul dan gelen laz, sen hakiki Trabzonlu değilsin demiş ve yoldan geçen diğerine sormuş. –Kadın eli öpülür mü öpülmez mi? Öpülür tabi kadın aşktır. Ferhat onun içindağları deldi. Mecnun, Leyla için kainat rezil oldu. Kadın eli öpülmez mi abi diyince; sen de hakik Laz değilsin lan demiş ve aramış bulmuş ve Temele sormuş. Temel kadın eli öpülür mü öpülmez mi?
İnsanlar hayatı ve nesili devam ettirmek zorund bunun içinde kadınlarla evleniliyor. Evlenince de temas etmek gerekiyor. Temasa geçmeden evvel de bir yerlerden başlamak gerekiyor. Ben de ellerini öperek başlıyorum ağabey mecburen diyince İstanbul da yaşayan Karadenizli haklısın bir yerden başlamadan olmaz demiş ve binip İstanbula dönmüş.Diyerek fıkralı başalayan konuşmasında, “Otorite ve çocukta sorumluluk duygusunun geliştirilmesi”ne yoğunlaştı konuşmacılar. Şunları söylediler:
“Sevgili öğrenciler kıymetli veliler ve gecemizi izleyen kıymetli misafirler. Anne baba çocuğuna arkadaş olamaz.Çocuğun yüzlerce, binlerce arkadaşı olabilir bu doğal ama tek bir annesi ile bir babası olur. Günümüzde çocukları başarısız kılan şeylerin başında otorite yoksunluğu otoritesizlik geliyor. Otorite karar verme yetkisidir.Karar verme mekanizması kalkarsa ailede ve iş hayatında, günlük aile içi iletişimde kargaşa başlar.
Baba eğer hanımını çocuğun yanında azarlar veyahut vurursa o çocuğun gözünde annenin otoritesi biter. Annenin hiçbir hükmi gücü değeri kalmaz çocuğu nezdinde. Baba annenin hiçbir dediğini yapmaz ve eşini hafife alırsa örnek alarak büyüme makanımda olan çocuk için rol model olan annenin otoritesi biter. İnsanın otoritesini kaldırdığın anda gücünü de yok eder sıfırlarsın.
ANNE BABA ÇOCUĞUNA BEDEL ÖDENMEDEN HİÇBİR ŞEY OLUNMAYACAĞINI ÖĞRETMELİ
Ben ilkokulu bitirince babam götürüp kabortacıya verdi. Ve eğer oğlum okumazsan ömür boyu bu işlerde çalışacaksın. Siz beş kardeşsiniz ve eğer yazın çalışıp harçlık kazanmazsan ben sizi okutamayacağım dedi. Yağı kiri pası görünce okumak zorunda olduğumu anladım. Bunu bana anlatan babamdır.Aile çocuğa bir bedel ödemesi gerektiğini öğretmeli. Okuyacaksan çalışıp üst baş almalısın dedi. Sizler gerekeni yaptınız. Artık üniversiteyi kazanmak çocuğunuzun sorumluluğu.