Hazırlıklarımı bitirip yolacıkacağım gün, Bilal abi arayıp babasının hakkın rahmetine kavuştuğunu söyledi.
Hasta olduğunu biliyordum Hacı Mehmet amcanın (Allah rahmet eylesin).
Ömer abiyi (Yorulmaz) hemen aradım ama ulaşamayınca evlerine oradan Hunat camisine geçtim.
Yılmaz Yalçıner, Hasan Güneşer, Mekki Yassıkaya, başta olmak üzere bütün eski yakın dostları ile herkesimden insan gelmişti cenazesine.
Uzun yıllardır görüşemediğimiz dostlarlada görüşme zemini hazırlamış oldu rahmetli Mehmet amca.
Ömer Yorulmaz ağabeyi ve arkadaşlarını ailesini nasip olursa yazmayı düşünüyorum.
Irak´a birlikte gideceğim arkadaşım da gelmiş cenazeye defin işlemlerinin ardından hüzünlü bir şekilde yola koyulduk.
Yol güzergahımız; Pınarbaşı-Sarız-Göksün-Kahramanmaraş-Şanlıurfa-Mardin -Kızıltepe-Zaho-Duhok-Musul- Erbil olarak belirlemiştik.
İlk konaklama noktamız Mardin-Kızıltepe olacaktı.
Ve öylede oldu.
Geceyi arkadaşımın Kızıltepedeki evinde geçirdik.
Ertesi gün Kızıltepe ve Mardini gündüz gözüyle gezelim istedik.
Yorucu geçen bir gün sonrasında erken yola koyulup namazlarımızı Cizrede kılıp Irak sınır kapısına ulaşmayı düşünüyorduk.
Irak sınırları içerisindeki yolculuğumuzu geceye bırakmak istemiyorduk.
Zahoya ulaştığımızda cuma namazı kılınmış cemaat dağılıyordu.
Zaho nun içine doğru girerken sağdan-soldan şehrin bir çok yerinden dumanların ve ateşlerin yükseldiğini gördük. Arkadaşımla- hayırdır yav ABD zahoyumu bombaladı yoksa- Yok yok, bir Kayserlinin geleceğini öğrendi zahonun gençleri karşılama yapıyor- diye şakalaşırken meydana indik.
Gençler tarafından sokaklardan sel gibi akarak etrafımız da tekbir getirerek bulunduğumuz meydanı doldurunca ne kadar nazik ve ciddi bir durumla muhatap olduğumuzu anladık.
Arkadaşım, pencereden gençlerden birine ne olup bittiğini bu dumanların ne olduğunu, niye tekbir getirdiklerini, sormasını istedim.
Sorduğu genç ; Cuma imamı Zahoyu meyhaneye-kerhaneye döndürdüler diyince, Müslüman Kürt gençleri hemen cep telefonu ve internet üzerinden haberleşerek zahoda ne kadar içki satan yer varsa otel ve lokanta hepsini ateşe vermişler. diyince bende arabanın açık penceresinden gayri ihtiyari bir tekbir getirdim ve böylece irademiz dışı nümayişe dahil olmuş olduk...
sonra gençler dedilerki ; -Abi siz böyle burdan geçemessiniz biz size yol açalım geçirelim yoksa peşmergeler gelirse geri çevirirler.-dediler ve bizi Zahonun Erbil çıkışına kadar önümüzü açarak geçirdiler.
Gerçekten gençler olmasaydı belkide geri dönmek zorunda bırakılacaktık. Çünki yarım saat sonra büyük bir peşmerge ekibinin zahoya geçtiğine şahit olduk.
Daha sonra öğrendik ki Barzanide Zahoya geçmiş.
Iraka girişimiz böyle hareketli ve heyecanlı başlayınca bizi de keyflendirmekle beraber birazda tedirgin etmedi değil.