ALKIŞ
*PKK’lıların linç girişimine rağmen dimdik ayakta duran Uludere Kaymakamı Naif Yavuz’a,
DUYDUNUZ MU?
*Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün vekil emekli maaşlarını büyük oranda artıran yasayı iptal ederek vatandaşın gönlüne tercüman olduğunu,
*Uludere Kaymakamının linç girişiminden zor kurtulmasının Türkiye’yi ayağa kaldırdığını,
*BDP’lilerin tam bir provokasyona imza attıklarını, bir kalkışma için can attıklarını,
*Yeni yılda Türkiye’nin özellikle Suriye ve İran konularında oldukça zorlanabileceğini,
*Gölcük Belgelerinin Çevik Bir’e kadar uzandığını ve yakında Bir’in ifadeye çağrılabileceğinin yazılıp çizildiğini,
*Yeni Akit Yazarı Abdurrahman Dilipak’ın Yılbaşı gecesi Kayseri’de güzel bir konuşma yaptığını,
*Beşer Esad’ın halkına karşı çivi bombası kullanmaya başladığını,
*Ak Parti bakanlarının Uludere’ye giderek taziyelerde bulunduklarını,
*Başbakan Erdoğan’ın ölen 35 kişinin ailelerini tek tek arayarak başsağlığı dilediğini,
*Taraf gazetesinin Başbakan Erdoğan’a yüklenmeye devam ettiğini,
KAYMAKAM’I LİNÇ ETMEYE KALKIŞMAK NE ANLAMA GELİYOR?
Türkiye bu günleri de gördü. Şırnak Uludere Kaymakamı ölenlerin evlerine taziyeye gittiği sırada toplanan bin kişilik terörist yumağı Kaymakam Naif Yavuz’u linç etmeye kalkışıyorlar. Taşlarla sopalarla kilometrelerce kovalıyorlar. Kaymakam kaçıyor onlar kovalıyor. Köylüler Kaymakam’ı korumaya çalışıyorlar. Ama BDP’liler linç etmek için kuduruyorlar adeta. Kaymakam bir hendeğe düşüyor. Üzerine çullanıyorlar. Köylüler korumaya kurtarmaya çalışıyor. Bir benzin istasyonuna sokuyorlar ve canını kurtarıyor. Türkiye toprakları içinde devletin kaymakamı bu şekilde linç ediliyordu. Durum çok vahim. Teröristler kudurmuş. Artık özerklik de yetmez diyorlar. Türkiye ne yapacak bilemiyoruz. Ama gelinen nokta gerçekten endişe verici. Bir devlet kaymakamını koruyamıyor. Koruyamıyorsa oralara kaymakam da göndermemek gerekmiyor mu? Kendi hallerine bırakalım bakalım. Ne kaymakam ne vali hiçbir şey göndermemek lazım.
KAMPÜSE ARAÇ GİRİŞİ YASAKLANDI MI?
Geçtiğimiz günlerde Erciyes Üniversite kampüsü içinde meydana gelen bir trafik kazasından sonra kampüse araç girişinin yasaklandığı ileri sürülüyor. Vatandaşlar tepkili. Birisinin yaptığı kazadan dolayı tüm insanları cezalandırmak anlamına gelen bu uygulamanın kaldırılmasını istiyorlar. Konuyla ilgili olarak aldığım bir maili olduğu gibi aktarmak istiyorum. Mail’de Ömer Türkoğlu isimli vatandaş başından geçeni aynen şöyle aktarıyor.
“31/12/2011 tarihinde sabah 7:15 civarında oğlumun yüzme antrenmanı için yaklaşık olarak 4 yıldır üyesi olduğu Erciyes Üni.Spor Kulübünün antrenman yeri olan ve üniversitenin kampüsü içerisinde yer alan yüzme havuzuna gitmek için kampüs giriş kapısında görevliye üyelik kartımızı göstermemize rağmen görevli bugünden itibaren giriş yaptıramayacaklarını giriş yapabilmek için rektörlükten KGS almamız gerektiği uyarısını yaptı bunun üzerine kendisine hafta sonu olmasından dolayı bu işlemi gerçekleştiremeyeceğimi söyledim görevli anlayış göstererek giriş yapmamıza izin verdi antrenmanın 2 saat sürmesinden dolayı oğlumu bıraktıktan sonra kampüsten ayrıldım ve saat 8:40 civarı tekrar oğlumu almak için kampüse giriş yapmak için sabah girdiğim kapıya tekrar geldim. Görevli değişimi olduğundan sabah geçişime izin veren görevli yoktu bunun üzerine görevlilere durumu tekrar izah etmek durumda kaldım fakat görevli ısrarla beni içeriye almayacağını söyledi tüm ısrarlarıma rağmen uygulamanın rektörlükten kesin talimatla geldiğini söyleyerek aracımın önünde durdu ve girişimi engelledi. Bu esnada rektör yardımcısının ki hangisi olduğunu bilmiyorum aynı kapıdan giriş yaptığını öğrendim rektör yardımcısı benim güvenlik görevlisiyle tartıştığımı görerek aracı ile yanımıza yaklaştı sadece camını açarak konuyu öğrenmek istedi ben konuyu anlatmaya başlattım fakat bitiremeden rektör yardımcısı “zaten size iyilik yapıyoruz talimat kesin” dedi ilk olarak anlamadığım nokta bu rektör yardımcısı bana yada bize nasıl bir iyilik yaptığıdır!!. Oğlum 1.sınıfa başladığında okulun üniversitede açmış olduğu yüzme kursuna katıldı ve yüzme öğretmenleri oğlumu ve birkaç arkadaşıyla birlikte kurs sonunda yüzme kulübüne devam etmelerini istedi ve o günden itibaren oğlum kulüp üyesi oldu ve şuan 4.sınıfa gidiyor ve ara vermeden antrenmanlara katılıyor. Tabii bu arada gerekli ücret ve işlemleri yapıyor ve yatırıyoruz.
Görevliye uygulamanın nedenini sorduğumda geçen haftalar içerisinde tam ayırtısını bilmediğim ve kampüs içerisinde sonucu ölümle gerçekleşen bir trafik kazası olduğunu öğreniyorum. Tabi ki çok üzücü bir olay olmaması gereken bir olay fakat bu olaya bağlayarak bu tip bir yasaklamanın da mantığını anlayabilmiş değilim Hukukta bildiğim kadarıyla Babanın işlediği suçun cezasını nasıl oğluna verilemeyeceği gibi başkasının işlediği suçtan başkaları sorumlu tutulamaz bu noktada yine ayrıntısını bilmediğim ve sonucu ölümle biten ve kampüs içerisinde gerçekleşen trafik kazasında nasıl oluyor da onlarca insan sorumluymuş gibi kampüse alınmıyoruz.
Yine buna benzer olarak bundan yaklaşık olarak görev yaptığım okulun 3 öğrencisine sabah okula gelmek üzere kaldırımda yürürken trafik kazası geçiriyorlar ve halen okullarına devam edemiyorlar. Rektörlüğün mantığı ile madem kaldırımlarda güvenli değil ülkede araç trafiğini yasaklayalım diyelim ve milletvekillerimiz böyle bir kanun önerisi getirsin ve kabul etsinler olayı kökten çözmüş olalım ülkede trafik kazalarının önüne geçmiş olalım.
Erciyes Ün. Rektörlüğünün yaptığı bu yasaklamayı hangi mantıkla yaptıklarını ve tesadüfen giriş kapısında konuştuğum rektör yardımcısının bizlere yaptığı iyiliği ne olduğunu sizler aracılığıyla üniversite yetkililerine soruyorum.”
Ömer TÜRKOĞLU
MIŞ
*Kayseri’de provakasyon yapmak isteyenler boş durmuyormuş.
DAMLA
Çok insan gördüm, üzerinde elbisesi yok; çok elbise gördüm, içinde insan yok.