Kerküklü şair sözünde şöyle diyordu. “Hergün bir kerpiç düşer ömrümün sarayından” bizimde kişisel ömrümüzden dünya ve insanlık ömründen bir yıl daha geçti.
Geride bıraktığımız 2011 yılına dönüp baktığımızda, Dünyada, Ülkemizde ve şehrimizde güzel gelişmeler olmasının yanında, olmaması gereken keşke olmasa hiç yaşanmasa diyebileceğimiz, insanlık adına hak hukuk adına mahşeri vicdan adına kabul edemeyeceğimiz birçok olumsuzluklar yaşandı.
Dünyada
ABD ıraktan çekildi, ama gözyaşı, kan, kardeş kavgası, katliamlar, soykırımlar nifak tohumları bırakarak çekildi.
Afganistan’da ABD ve NATO güçlerinin işgal, soykırım, fakirlik ve sefilliğe sebep olan icraatları ne yazık ki devam etti.
Pakistan’da gerek ABD saldırıları gerekse kardeş kavgaları yüzünden katliamlar ölümler devam etti.
Çin’de, Doğu türkistandaki idamlar, öldürmeler, sindirmeler Kırgızistan’daki; etnik çatışmalar yüzünden yüzlerce insan kardeş kavgalarında hayatını kaybetti.
Norveç’te meydana gelen, ırkçı bir kişinin sebep olduğu saldırıda 100’e yakın insan hayatını kaybetti.
Almanya, Fransa başta olmak üzere Orta ve Batı Avrupa ülkelerinde ırkçı saldırılar kundaklamalar ve meskenlere saldırılar sonucu evler yıkıldı, yakıldı yabancıların can güvenliği sağlanamaz oldu.
Tunus’ta başlayıp Libya, Mısır, Yemen, Suriye ve Bahreyn gibi Arap Ülkerine sıçrayan özgürlük mücadelesinde, gerek NATO güçlerinin gerekse despot yönetimlerin saldırıları sonucu binlerce insan hayatını kaybetti geride dullar, yetimler, yakılan yıkılan beldeler kin ve nefret kaldı.
Ülkemizde
Pkk ile çatışmalar devam etti. Gerek pkk’nın yaptığı saldırılar gerekse ordunun yaptığı operasyonlarda asker sivil kadın çocuk yüzlerce insan hayatını kaybetti.
Yılın son günlerinde Şırnak Uluderede meydana gelen ve iç yüzü henüz açıklanamayan hava saldırısında 35 sivil vatandaşımız hayatını kaybetti. Ocaklar söndü geride dullar ve yetimler kaldı.
Yüksek öğretim kurulunun bir yıl önce almış olduğu karara rağmen, üniversitelerde açık öğretim okullarında işgüzar ve din düşmanı öğretmen ve idareciler tarafından başörtü dayatması ve ayrımcılık devam etti.
Milli eğitim şurasında alınan tavsiye kararına rağmen, liselerde milli güvenlik derslerine asker personel üniformasıyla girmeye devam etti.
İmam hatip liselerinin milli güvenlik dersine giren asker personel kız öğrencilerin başlarını açtırmaya açmayanları derslere almamaya devam etti.
İstisnalar dışında üniversiteler ve kamu kurumlarında ibadet yapabilme ortamı ve zamanı ayarlanamadı, öğrenciler ve memurlar ibadetlerini kıyıda köşede kar ve yağmur altında yapmaya devam ettiler.
12 Haziran 2011’de yapılan milletvekili seçimlerinde meclise girebilen hiçbir partiden hiçbir başörtülü bayan aday gösterilip milletvekili olamadı.
Tutukluluk süresine sağlıklı bir düzenleme yapılamadığından 3 yıl 5 yıl 10 yıl haklarında mahkumiyet kararı verilmeden ceza evlerinde çile çeken insanların dramı devam etti.
Kayserimizde ise
Yer yerde olsa, Erciyes Üniversitesinde işgüzar öğretim üyelerinin kız öğrencilere başörtü açtırma ve derse almama uygulaması devam etti.
Atatürk kız meslek lisesinde görüldüğü gibi açık öğretim lisesinde okuyan kız öğrecilere başını açtırma ve yıldırarak okulu bıraktırma uygulaması devam etti.
İmamhatip liselerinde milli güvenlik dersine asker personelin girmesi devam edip bu personelin kız öğrencilere baş açtırma ve açmayanları derse almama uygulamaları devam etti.
İsrail’in makkabi bayan basketbol takımı ile Kaski bayan basketbol takımı arasında Kadir Has spor salonunda yapılan maçta kahrolsun İsrail sloganı atıp pankart açtıkları için 30’a yakın genç ve çocuk hakkında emniyetin verdiği rapor doğrultusunda dava açıldı.
2011 yılında yaşanan bu gibi olayların dışında Dünyada ve Ülkemizde insan vicdanını sızlatan daha birçok olumsuzlukların meydana geldiğine şahit olduk.
Adaletli bir hayatı birlikte yaşayalım diyen, ötekileştirmeden, yok saymadan dünyada hep birlilkte yaşayabiliriz diyen, neme lazım değil bana lazım diyen her insanı rahatsız edici olup keşke olmasaydı denecek bu tip olayları bir daha yaşamamak en büyük dileğimiz olmalıdır.
Temennim 2012 yılında Dünyada, Ülkemizde ve şehrimizde insanlık adına hak ve hukuk adına, insan hayatını rencide etmeyecek güzel bir hayatın yaşanabilmesidir.
Selam ve dua ile.
|