Yedi asırdan beri bir tek Mevlanamız var devamlı aşk ile şevk ile onu anıyoruz. Fakat maalesef kendisini insanlığın kurtuluşuna adamış Allah ve Peygamber aşığı Hz. Mevlana gibi bir ilim adamı çıkartamıyoruz veya var ise biz bilmiyoruz. Hâlbuki bu asırda Mevlana gibi büyük ilim adamlarına şiddetle ihtiyacımız vardır ve mutlaka içimizden böyle mümtaz şahsiyetler çıkartmalıyız ve onlarda bu devirde yolunu şaşıran insanlığın kurtuluşu için şu şekilde davet etmelidir;
gel ne olursan ol, kim olursan ol gel; ister esrarcı, ister eroinci ol gel, ister balici ister tinerci ol gel, ister fuhuş batağına batmış ol bir fırsatını bul gel, ister sabıkalı hırsız ol her türlü kötülüğü bırak yeter ki gel, güneşin şefkatli sıcağından ilmin nurlu aydınlığından sen de nasibini almak için gel ve kurtuluşa erenlerden olmak için gel. Ne olursan ol kim olursan ol gel bu kapı karanlıktan aydınlığa çıkmak isteyen herkesin kapısıdır gel diyen kimseyi küçümsemeyen herkese şefkat kollarını açan Mevlana gibi alimler mutlaka çıkmalıdır çünkü bu asrın imkân ve nimetlerinden yararlandığımız halde yerinde sayan bir toplum olmak değil her gün biraz daha ileri gitmek mecburiyetinde olduğumuzu asla unutmadan insanlığa faydalı olmalıyız. Yaratılışımızın asıl gayesi de zaten bu ilahi hakikatlerde mevcuttur. Bu görüş ve düşünceler ışığında konuyu bağlıyor ve diyorum ki ülkemizde Hz. Mevlana yolunda olan yeni alimler görmek istiyorum. Ve hatta her vilayette Mevlana gibi alimler görmek istiyorum. Çünkü Mevlana’mızın ve büyük ecdadımızın insanlık için yaptığı hizmetler ilmin ve iyiliğin sonu değil sadece bir başlangıcın çok sağlam bir temelidir. Bizlere düşen görev ise bu sağlam temel üzerinde yükselmeyi başarabilmektir. Mevlana’mızın ve büyük ilim adamlarımızın bizlere tavsiye ve vasiyet ettiği bu ilahi hakikatler bizimde ilelebet yaşayarak ve yaşatarak kuşaktan kuşağa aktaracağımız yegane ülkümüz olmalıdır.
Günün Sözü
İlmin Sonu Yoktur, Çünkü İlim Bir Okyanus İse O Okyanustan Her İnsan Taşıyabileceği Kadar Su Alır Ama Okyanusun Suyu Hiç Eksilmez.