Her takım her takıma yenilebilir...Büyük takım küçük takıma, küçük takım kendinden daha küçük bir takıma boyun eğebilir…Hakem yanlı-yansız düdük çalar, hatalar zincirine futbolcular ve kenar yönetimde dahil olur.Nitekim Türk liglerinde alışa gelmiş bir tablo ortaya çıkar.Maç sonrası yorumlar, suçlamalar, iddialar vs..
İşte maç biteli günler oldu ama Kayserispor-Beşiktaş arasında oynanan kupa karşılaşmasının yankıları her geçen gün başka bir boyut kazanıyor.Şimdi söze şuradan başlamak istiyorum: Her teknik adam maç sonrasında maçın yorumunu kısa ve öz bir şekilde yapar. Kayserispor Antrenörü Ertuğrul Sağlam’da maçtan sonra “Gökhan Güleç’in boynu kırıldı dediler, oynadı…Ali Tandoğan’ın ayağı çatladı dediler, oynadı.İkisi de sahadaydı.Yaptıkları hoş değil” şeklindeki açıklamaları birilerini oldukça rahatsız etmiş…Koskoca Beşiktaş’ın başkanı Yıldırım Demirören, “Beşiktaş’a kimsenin dil uzatamayacağını “söyleyerek Sağlam’a tepki gösterdi.
Ya anlamak mümkün değil… Bu büyük Kulüplerin Başkanları neden düşüncesiz hareket edip, açıklamalarda bulunurlar ? El insaf be kardeşim… Gökhan Güleç’in boynu kırıldı diyen sizdiniz…Ali Tandoğan’ın ayağı çatladı diyen yine sizdiniz…Bu oyuncular nasıl oluyor da Kayserispor’ karşı oynayabiliyorlar akıl almıyor…Sonra çıkıp Ertuğrul Sağlam’ın isyanına tepki gösteriyorsunuz...Asıl tepkiyi sizin ve sizin gibi düşünen zihniyetlerin topladığını fark etmiyorsunuz …Bunun nedeni de ortada.. ‘yenilgiyi’ hazmedemiyorsunuz.
Bükemeyeceğin bileği öpeceksin sayın Demirören… Kayserispor, hakeme rağmen Beşiktaş’ı ezdi…Yendi…Kupadan elense de o yenilgiyi size tattırdı(!) Bunu kabullenmeniz gerekir.
Bunları öğrenmez iseniz ne işiniz var Beşiktaş’ın başında?..
Çok doğru ve yerinde açıklamalar yaptı Sayın Sağlam..Bakın son sözlerinde de “Kazandığı zaman sevinmesini bildiği gibi, kaybettiği zaman rakibini tebrik etmeniz gerekir” şeklindeki açıklamalarına kim hak vermez? Olsa olsa art niyetli, başarıyı çekemeyen zihinler verebilir.
Ertuğrul Sağlam ile bir zamanlar top koşturan Tayfur Havutçu’nun sözleri ise tam anlamıyla numara…
‘Ne yani numara mı yaptık ? ’ diyen Havuçu’ya tek söz söylenir: ‘Evet, Numara yaptınız’