Türkiye’ nin gündeminde olan andımız kaldırılsın tartışması şehrimizde de yorumlanmaya başladı. Geçen hafta Mazlumder Kayseri Şube Başkan Vekili Ahmet Taş’ ın andımız kaldırılmalı açıklamasıyla tartışmanın fitili ateşlendi. Aslında çok basit bir konu gibi görünsede olayı derinlemesine incelemekte fayda olduğunu düşünüyorum. Sivil toplum örgütlerinin siyasal, sosyal ve güncel başta olmakla beraber her türlü gelişmeyle ilgili fikir beyan etmesi kimsenin yadırgayamayacağı bir durumdur. Fakat bunu yaparken tehlikeli meselelerde dikkat edilmelidir. Bu olayı kötü niyetli bir partinin siyasi simge olarak kullanması ve dayatması açıkça beni düşündürüyor.
Ahmet Taş karakteriyle ve beyefendiliğiyle tanıyanları kendine hayran bırakan bir kişiliğe sahip, onun söylediklerinin altında art niyet aramak oldukça yanlış olacaktır. Fakat konunun yoruma gelmemesinden dolayı olsa gerek, sosyal medyada Ahmet Taş’a tepki büyük.
Benim şahsi fikrime gelince, andımızı tehlikeli bir araç olarak görmüyorum. Hepimiz o andımızı günlük okuyarak büyüdük. Kimi zaman bağırarak okuduk, kimi zaman uykulu olarak sesimiz çıkmadan okuduk. Zaten o yaştaki bir çocuk bazıları gibi kötü niyetle bakmaz andımızın içinde yazanlara. Tabi işin en kolayı bir şeyleri kötüye yormaktır. Hata aranmak istenirse kaleme alınan bütün yazılardan hatta dile getirilen bütün sözlerden bazı imalar çıkarmak kolay.
Bu manada kaldırılması gereken bir eser olduğuna katılmıyorum. Hatırlarsanız zamanın edebiyat kitaplarında bile bulunan Kemalettin Kamu’nun şiiri vardı;
Ne örümcek ne yosun
Ne mucize ne füsun
Kâbe Arabın olsun
Çankaya bize yeter
Bu şiirin noktasına virgülüne kadar sinmiş ırkçılığı, ayrımcılığı ve değer yargılarını aşağılamayı görüyoruz. Tekrar altını çiziyorum bir zamanlar okullarda öğretilen bu şiir gibi ayrımcılık ve kötü niyet kesinlikle andımızda söz konusu değildir. Ortada böyle bir durum olsa hep beraber gerekli mücadeleyi vermekten geri durmazdık.
Şöyle kendimize baktığımızda geleceğe dair bir ışık görebiliyoruz. Avrupa devletleri bir bir iflas bayrağını çekerken ülkemiz dimdik ayakta duruyor. Her gün yeni bir olayla uyanan Orta Doğu’nun en büyük söz sahibi yine ülkemiz. Süleyman ne diyor, bu yazısında da iktidar yalakalığı yapıp mı bitirmek istiyor diyenleri duyar gibiyim. Ama alakası yok geleceğim nokta bu gelişmelerin arasında ülkemizi andımız kaldırılsın tartışmalarıyla oyalayarak dış politikada kükreyen Türkiye’ ye sen önce iç meseleni hallet mesajı vermek olduğunu tahmin ediyorum. Bu yüzden diyorum ki oyuna gelmemek lazım. Medyanın kahvehanelerden, stadyumlara kadar istediği konuyu insanlara konuşturabilecek, gündem yaratabilecek bir güç olduğu hepimizin bildiği bir gerçek.
Hangi tartışma olursa olsun iyi tahlil etmek zorundayız. Önce tartışmanın taraflarını ve muhataplarını daha sonra dayanağını ve doğrulunu göz önüne almalı ve tartışmanın arkasındaki ideolojik fikri yabana atmamak gerektiği kanısındayım.