Ortadoğu ve kuzey Afrika olanca karışıkken, Avrupa borç batağında sosyal patlamalara gebe iken ve yavaş yavaş bu patlamalar yaşanıyorken, ülkemizde halkı geçmişten buyana el altında tutmaya çalışanlar olanca gücü ile bastırıyorken, terör örgütü ile eski dostları tekrar iş tutmaya başlayıp kaos planları yapıyorken, ulusalcılarla bizlere öcü örneği olarak gösterip durdukları İran-Suriye ilişkileri tavan yapmışken neler olacak diye sorup duruyorum kendi kendime. Ne olacak peki? her şey arap saçına dönmüş durumda…
İlişkiler o kadar karmaşık ve girift bir hal almaya başladı ki inanın gündemi eksiksiz takip edenler bile baş dönmesine çare bulamaz oldular, en keskin düşünürlerimizin feleği şaştı ne yorum yapacaklarını bilemez oldular.
Ortadoğu ve kuzey Afrika da meydana gelen özgürlük hareketi yapılan hatalar ve yanlış seçilen müttefikler yüzünden içinden çıkılamaz bir hal aldı. Libya da başı çeken Fransa ve arkada asıl akıl babası ABD nin yaptırdığı yanlışlar yüzünden Libya şimdi tam bir kaosun içinde. UGK tam bir girdabın içerisine düşmüş çırpınıyor, en son UGK başkan yardımcısı istifası manidardı bu konuda. Kaddafi yi öldürtenler boşuna okyanus ötesinden durmadan bu yönde mesajlar verip durmadı (abd dış işleri bakanı Clinton). Libya bundan sonra ulusal birliğini siddin sene sağlayamaz, Geçmişler olsun.
Mısır, Mübarek sonrası tam bir karmaşa ve kaosun eşiğinde. Ordu, yönetimi eski zihniyette bir guruba veya şahsa vermek isterken, seçimler sonrası iktidara gelmesi muhtemel Müslüman kardeşler ordunun ve Mısır ı mısırlılara vermeyecek kadar değerli gören batı-İsrail in korkulu rüyası oluyor. Mısır da da sivil yönetime geçiş sancılı olacağa benziyor. Pakistan da sivil yönetim ABD yanlısı ve İran a yakın bir politika izlerken (çelişkiye bakın), ordu hem hükumet, ABD ve diğer taraftan dolaylı olarak İran la bir mücadele içerisinde. Pakistan ordusu Taliban ve el kaide ye sınır hattıhareket bölgesi sağlıyor, bu iki örgüt hem ABD, hem de İran ın ezeli düşmanları ve rakipleri. Burada olan çelişki de dikkate değer. Tunus normal geçiş sürecini tamamladı bunun en belirgin sebebi hiç kuşkusuz kansız bir devrim gerçekleştirilmesi. Tunus bu yönü ile ulusal birliğini sağlayabilir.
Suriye; evet Suriye belki de bu karmaşanın içerisinde en stratejik ve değerli olan ülke. Ülkede baş gösteren onca olaylara rağmen bir netlik zuhur etmedi. Çünkü Suriye de hakim güç olan bölgede istediği alana sahip olabilir. Suriye üzerinde ABD, İsrail, İran, Türkiye, Rusya, Sudi Arabistan ve Avrupa nın çıkarları hayati önemde. ABD-İsrail-Avrupa üçlüsü İran üzerinden etki alanı kurmaya çalışırken, Sudi Arabistan ise Türkiye ile üstü örtülü bu üçlüye karşılık bir mücadele vermekte. Irak işgali ile etki alanı daralan Rusya son kalesi Suriye yi kaybetmek istemiyor. Ama yine de bu konuda Ruslara güven olmaz. İstediği tavizi alır almaz Irak ı sattığı gibi Suriye yi de satar.
ABD-İsrail ikilisi bölgede kurmak istediği ve sürekli açıktan veya örtülü bir şii-sunni çekişmesini diri tutabilmek için Suriye yi şii etkinliğinden çıkarmak istemiyor. Türkiye-Sudi Arabistan ikilisi de bölgede giderek yayılma gösteren şii yayılmacılığından rahatsız. ABD- İsrail ikilisinin işgal edip, işgal sonrası boşalttığı ülkelere şii yönetimleri getirmesi (Irak-Afganistan), üstü örtülü Esad yönetiminin gitmesine gerek olmadığı, yapılacak reformların yeterli olacağını deklare etmeleri bu rahatsızlığı daha da artırıyor. Her vakit demokrasi naraları atarak gökten demokrasi yağdıran batının sessiz kalması da bunun üstüne tuz-biber oluyor. Kısaca Suriye üzerinde oynan oyun baya su götürecek gibi.
Avrupa ya gelecek olursak; görünen o ki küresel sermaye babaları Avrupa üzerinden dünyaya yeni bir düzen getirecekler gibi. Avrupa ve Amerika içinde bulunduğu krizi ancak istenilen yapısal değişikleri yaptıklarında aşabilirler. Benim düşüncem yakın zamanda Avrupa birliği ve Amerika ekonomik yönden birleşmeye gidebilirler. Buda her iki birleşik yapının tek bir çatı altında yekvücut olması demek. Yakında bunun kokusu ortaya iyice çıkmaya başlar.
Ülke içi siyasete gelecek olursak; bir yandan faiz lobilerinin meydana getirdiği faiz spekülasyonları, bir yandan muhalefet partilerinin şirazeden çıkmış açıklamaları, bir yandan kazılardan çıkan kemiklerin belirsizliği, apoyu halk lideri yapan akıl yoksunları, kck operasyonları ve hızını azaltan Ergenekon davaları. Temizlik yapılmadan yenilik olmaz.
Kısacası dünya milletleri topyekun bir yeniliğe gidiyor. Değişen dünya şartlarında yeni ve etkin bir mevzi kapma yarışındayız. Bu yarışta geride kalanlar en az bir asır daha kendi egemenlik haklarına sahip olmayacaklar ve sürekli yönlendirilen olacaklar. Arap baharı ve Suriye konusunda ‘’bu bizim iç meselemizdir’’ diyen sayın başbakan boş konuşmuyor du bence…
Allah (cc) bütün İslam aleminin yar ve yardımcısı olsun, doğru yoldan ayırmasın.
|