DUYDUNUZ MU?
*Erciyesspor'un ligden düşme paniğine kapıldığını, artık bundan böyle bu temsilcimizin başarısız sonuçlar almaya mahkum olduğunu,
*Kayserispor'un ise çok goller kaçırmasına rağmen doludizgin gittiğini,
*Mübarek Ramazan ayının gerçekten de çok bereketli ve hayırlı bir ay olduğunun bizzat gerçek hayatta gözlendiğini,
*İLDEM'de yapılmakta olan okulun neden dolayı durdurulduğunun anlaşılamadığını,
*Kayseri'de en uzun süren tartışmanın raylı sistem tartışması olduğunu, hiçbir proje bu kadar derin eleştirilmediğini,
*MHP'nin Kasım ayında büyük kongre yapacağını,
*Son yapılan anketlerin kamuoyunu yanıltmak amaçlı olduğunu,
*Kartel medyasının yine Ramazan ayında her zamanki alışkanlıkları icabı İslam düşmanlığına başladıklarını,
*Belli makamları mevkileri elde edenlerin bir süre sonra bu makamları kişisel çıkar için kullanmaya başladıklarını,
DİNLER ARASI DİYALOGCULAR
UTANDILAR MI DERSİNİZ?
Dinler arası diyalog diye milleti uyutan, iki papazla, hahamla, papayla poz vererek kendi gurupları için çıkar sağlayanlar, ne yazık ki bunu Türkiye'nin ve İslamın çıkarı gibi lanse ettiler. Dinler arası diyalogcular Hristiyanlığı, Yahudiliği hoş gösterme gayretine girerken Müslümanların bir kısmını ise kötü gösteriyorlardı. Önce Danimarka'da başlayan Karikatür şerefsizliği, sonra bazı Avrupalı Bakanların, başbakanların densiz sözleri ve son olarak bizzat Papa'nın İslamla ve Peygamberimizle ilgili saldırgan sözleri Dinlerarası diyalog diye milleti kandıran kendi kişisel gurupsal çıkarları için bu girişimi kullanan gurup acaba utanmış mıdır? Çıkıp şimdi dinler arası diyalog diyebilirler mi? Mehmet Aydın başta olmak üzere kamuoyunun çok iyi bildiği bir cemaat bunu üstlenmişti. İşi o kadar ileri götürmüşlerdi ki sanki biz dinimizi tanıyamaz olmuştuk. Nihayet bir papa çıktı. Kinini kustu, bize dinimizi hatırlattı.
HÖBEK KÖYÜ AFETEVLERİ İLE İLGİLİ USULSÜZLÜKLER
Kocasinan'a bağlı Höbek Köyü'nün bir bölümü 1950'li yıllarda toprak kaymasına uğramış, bölge afet bölgesi ilan edilmiş ve afet evleri ile ilgili ta o zaman çalışma başlatılmış. Tam 56 yıldır Höbek Köyü Afet evleri Projesi dilden dile kuşaktan kuşağa masal gibi devam etmiş. Köylü-devlet- muhtar ilgisizliği nedeniyle bu evler tam 50 yıldır yapılamamış.. Her gelen muhtar seçimlerde bu evleri oy malzemesi olarak kullanmış ama parmaklarını dahi kımıldatmamış. Kerpiçten çamurdan evlerde yaşayan fakir ve güçsüz insanlar yıllardır ev hayali ile kandırılmış, her gelen muhtar afete uğrayan hak sahiplerinin listesinde oynama yapmış, kendisine oy verenleri yazmış vermeyenleri listeden silmiş, böylelikle afet evleri listesi yaz boz tahtasına dönmüş, muhtarların oyuncağı haline gelmiş, dile kolay 56 yılda en az 15 muhtar değiştirmiş.
Muhtarların yazbozu bir tarafa bir ara köye evlerinizi yapacağız diye kim olduğu belirsiz kişiler gelmeye başlamış, vatandaş ise bunlar dolandırıcı, kağıt imzalatacak bizlere kredi çekip bizi dolandıracaklar aman imza atmayın diyerek birbirini uyarmış bazı insanlar korktukları için bu kim olduklarını bilmediği insanların ellerindeki kağıtlara imza atmamışlar. İşte şimdi bu vatandaşlar suçlanıyor ve banka borçlanması imzalamadı diye hem afet evinden mahrum bırakılıyor hem de köydeki evi başına yıkılmak isteniyor. Malum kadastro çalışması sırasında bu bölge afet bölgesi ilan edildiği için tapu verilmiyor, tapu olmadığı için bu vatandaşların evleri başlarına yıkılmak isteniyor hem de afet evinden mahrum bırakılıyor. Hem afet evi verme hem de evini yık bu kadar da olmaz. Bunun adı zulümdür. Bu zulmü kimler yapıyorsa ona dur demek başta vilayetin görevidir.
Sonuç olarak ortaya çıkan tablo acı. Köyle alakası olmayanlar afetevleri kapsamında onlara afet evi yapılacak, asıl afet yerinde evleri olanlar ise bu haktan yararlanamayacağı gibi bir de evleri yıkılacak. Böyle şey olamaz. Olmamalı. Bu yanlışlık ve usulsüzlükler düzeltilmeli.
ŞEKER ARAZİSİNDE HAZİNE İHALESİ
Şeker Fabrikasının arazisine yapılması planlanan 8 bin konut, villa evler, 600 yataklı hastane, beş yıldızlı otel, alışveriş mağazaları, benzin istasyonu gibi rant sağlayacak tesislerin neden bekletildiği, neden çalışmaların başlamadığı ile ilgili durum giderek netleşiyor. Araziyi mahkemeye verenler (MHP'liler) olduğu gibi bir de esas bu arazi içinde 3 parsel hazine arazisi bulunduğu ve bunun için ihale yapılacağı herkesten gizleniyordu. Benim aldığım bilgilere göre önümüzdeki günlerde bu üç arsa için milli emlak ihale açacak ve ihaleyi Şeker aralacak ondan sonra davalar da geri çekilirse tüm projeye o zaman start verilecekmiş. Ben bu işin sonunu pek de hayırlı görmüyorum. Zira tam iki yıldır, üç yıldır burası için kasetler çekiliyor, gizli görüntüler alınıyor, birbirine şantaj türü hareketler çekiliyor, pazarlıklar yapılıyor, paylar ve komisyonlar isteniyor, ben alacağım diye baskı yapanların bini bir para. Bu iş hayırlı bir iş gibi görünmüyor.
Fakat Fabrika için bu projenin hayata geçmesi şart görünüyor. Maddi sıkıntı içindeki bir fabrika ancak bununla nefes alabilir.
ERCİYES DÜŞECEK Mİ?
Geçen yıl Erciyesspor neydi bu sene ne? Bir takımda bu kadar büyük değişiklik olmaz. Daha 6 hafta geçti vatandaşın sorduğu tek soru şu; Erciyes ligden düşecek mi? Kayseri kamuoyu güvenemiyor, Erciyes takımına teknik direktörüne, yönetimine, başkanına, futbolcusuna hiçbirine güvenemiyor. Bakıyor durumlara bu takımdan bir numara çıkmaz diyor. Peki geçen yıl bu takım nasıl güzel sonuçlar alıyordu? O zaman hoca aynı değil miydi, futbolcular aynı değil miydi, yönetimdekilerin büyük çoğunluğu aynı değil miydi? Aynı olmayan tek şey Başkan Enver Kemaloğlu idi şimdi Ahmet Çetinkaya-Erol Bedir ikilisi.