DUYDUNUZ MU?
*9 Eylül rektörünün Papa'dan beter bir konuşmayla şerefsizliğini ortaya koyduğunu,
*Söz konusu rektörün Anadolu keşke Müslüman olmasaydı" dediğini önce inkar ettiğini ses kaydı çıkınca da "Ben hristiyanım, şimdi millet bana tepki gösterir" şeklinde bir tavra girdiğini,
*İslam düşmanı Cumhuriyet gazetesinin de rektör benzeri tavırlar içine girdiğini,
*Türkiye'nin son zamanlarda İsrail'e yakınlaşıp İran'a uzaklaştığını,
*İran'a sadece Rusya'nın sahip çıktığını ve sonuna kadar destek sözü verdiğini,
*Talabani'nin Amerika'yı arkasına alıp Türkiye'ye tehditler yağdırdığını,
*Bizim laikçilerin gavurun laikçilerinden daha katı olduğunu, laikliği din gibi görmeye başladıklarını,
*Balili için maç erteleyen bir ülke haline geldiğimizi,
*Başkan Özhaseki'nin teravihe gitmeyin maça gelin sözlerinin ulusal gazetelerde bile manşet olduğunu, Özhaseki'nin namazı önemsemediği yorumlarının yapıldığını,
*AB ve ABD'nin 301 diye tutturduklarını, tıpkı zina yasasında olduğu gibi Türkiye'ye baskı yaptıklarını,
GiZLi HRiSTiYAN REKTÖRLER..
9 Eylül Rektörü CHP'lilerin tertiplediği bir toplantıda öyle bir acayip konuşma yapmış ki İslamiyet'e, Müslümanlara açmış ağzını yummuş gözünü. Papadan beter bir konuşma yapmış. Hatta keşke Anadolu Müslüman olmasaydı demiş. Haber ajansı bunu çekince de paniğe kapılmış yok ben demedim falan demeye başlamış. Kayıt ortaya çıkınca adeta donuna etmiş. Ben hristiyanım ne olursunuz bu haberi vermeyin yoksa Papa'nın konuşması gibi tepki görürüm diye yalvarmaya başlamış. Bunun adı şerefsizlik değil mi? Bu adama şerefsiz demeyip kime deyim. Hem gizli hristiyan ama Müslüman kılında çocuklarımızı okutuyor. Sezer de böylelerini atayarak onlara pirim veriyor.Papadan güç alıp adilik yapıp, keşke Anadolu Müslüman olmasaydı, İslamiyet gerilik getiriyor gibisinden hayasızca cümleler sarf edebiliyor. Bu adam devletimizden maaş alıyor, çocuklarımızı okutuyor, Cumhurbaşkanı bu adamın atamasını yapıyor, YÖK bunları alıyor ve rektör yapıyor. Milliyetçi, imanlı birisi olunca onu da rektörlükten atmak için elinden gelini yapıyorlar.
HiSARCIKLIOĞLU MODA OLDU ..
Geçen Yıl galiba yılın ahisi Abdullah Gül'ün babası olmuştu, bu yıl Rifat Hisarcıklıoğlu, gelecek yıl Özhaseki başkanın kardeşi, daha sonraki yıl Mustafa Boydak'ın ağabeyi Hacı Boydak, ondan sonraki yıl Saffet Aslan… Bu böylece torpilliler listesi gibi devam edip gitsin. Ahilik kutlamalarının yükünü kim çekerse elbette ağa da o olacak. Tıpkı falanca bölgenin güreş ağası olmak için 20 milyar vererek tüm masrafları çekmen gerekiyor da olduğu gibi. Ahilik haftasının masraflarını çekeni yılın ahisi mi yapıyorlar ne? Artık kutlamalar da amacı dışına çıkmaya başladı. Ahilik ile bu saydığım kişiler arasında ne tür bir ilişki var bir türlü ben kuramadım.
YILIN AHİSİ HEP ZENGİN VE ÜNLÜ MÜ OLUR?
Mesela yılın ahisi Hisarcıklıoğlu olacak. Yılın ahisi illa ünlü ve popüler birisi mi olmalı, ya da mutlaka zengin birileri mi olmalı. Ya başbakan babası, kardeşi, halasının oğlu, teyzesinin oğlu, ya milletvekili veya oda başkanı, zangin bir işadamı mı olması gerekiyor. Neden gerçek manada ruhuna uygun (ahilik ruhuna, ) bir fakir esnaf veya sanatkarı daha doğrusu fakir demeyelim de orta halli esnaf ya da sanatkarı yılın ahisi seçmiyorsunuz? Ahi demek kendisinden çok başkalarını düşünen, kendisinin zengin olmasından daha çok kardeşlerinin başkalarının, diğer müminlerin zengin olmasını düşünen esnaf demektir. Adından da belli ahi (kardeş) demektir.
Bu yıl kim moda Abdullah Gülün eniştesi, hurra.. Gelecek yıl kim moda iktidar değişti DYP Geldi, o zaman yılın Ahisi mutlaka Mustafa Eraslan olur, ya da Eraslanın varsa babası, oğlu, eniştesi kaynı, ertesi iktidar değişince diyelim MHP'li iktidar var, yılın ahisi herhalde Ömer Faruk Murat, ya da Vedat Ali Özışık, ya da Hamdi Baktırın kardeşi olur. Bunları misal olarak örnek veriyorum. Benim demek istediğim Ahilik de ruhunu kaybetti oyuncak oldu. Kim başa geçerse ona yaranmak için bir oyuncak.
TERAViHE GiTME MAÇA GEL
Gel vatandaş gel…. Maça gel maça… Teravihe sakın gitme maça gel, teravih nasıl olsa kılınır, maç bir daha bulunmaz. Bu akşam camiye değil stadyuma gelin, maça gelin… Bu sözler Kayserispor'un hocası Ertuğrul Sağlam'a ait değil. Bu sözler Kayserispor'un başkanı Recep Mamur'a ait değil. Bu sözler menecer Süleyman Hurmaya ait de değil… Onlara ait olsa bir şekilde su götürür. Ama bu sözler Ak Partili belediye başkanı Sayın Mehmet Özhaseki'ye ait. Kayserispor'un başkanı, hocası ve menejeri olmadığı halde. Ben garipsedim. Bir zamanlar yürüyen evliya diye bilinen Başkan Özhasekinin camiye gitmeyin maça gelin çizgisine gelmesini garipsedim. Hepimiz değişime uğradık bir takım noktalardan bir yerlere geldik ama en azımdan yaşantıda olsa bile bunu kamuoyuna söylem olarak takdim etmiyoruz. Başkanın bu sözleri Milliyet gazetesinde manşet olmuş. Herkesi maça davet edebilirsin bunda bir sakınca yok. Ama teravihe gitme demek bunu şov amaçlı gibi söylemek, dinsiz gazeteler manşet yapsın gündeme geleyim diye söylemek Allah korusun büyük sıkıntı doğurur. Tabi ben karışmam kimsenin imanına inancına. Herkesin imanı inancı kendisinedir. Kimsenin iman bekçisi de değiliz. Ben bir yanlışlığı kendi üslubumca anlatmaya çalıştım. Yoksa herkes her istediğini söyleyebilir yapabilir. Teravihe geldiği için teravihi önemsememek anlamına da gelir bu. Cuma namazına gelseydi demek ki yine Cumaya gitmeyin maça gelin diyebilecekti, Bayrama gelse bayram namazına gitmeyin nasıl olsa vacip siz farz olan maça gelin mi diyecekti? Cenaze namazına gitmeyin maça gelin mi diyecekti. Bence bu tavır yanlış, bunun yanlış olduğunu da birileri başkana söylemeli. Çünkü camiye gitmeyip maça gitmek olabilir, ferdi bir davranıştır ama camiye gitmeyin maça gelin diye davet etmek bu Allah korusun namazı hafife almak demektir, camiyi, İslamın sembollerini hafife almak demektir. Teravih sünnet olsa da adı nedir Namazdır. Namaz Allahın huzuruna çıkmaktır.
MAHMUT CABAT İLE İSMAİL TOPUZ'UN TELEFONDA KAVGASI...
Önceki gün İsmail Topuz basın toplantısı düzenlemiş ve rantçı il başkanları var demişti. Aslında belki Cabatla uzaktan yakından ilgisi yoktu tam tersine DYP İl Başkanının basın toplantısı yapıp Özhaseki arkadaşımdır, mezarımız yan yana belgesi olan varsa konuşsun yoksa çıkıp yaygara yapmak doğru değil" diye konuştuğu günün ertesi gün İsmail Topuz yani BBP İl Başkanı basın toplantısı yapmış ve rantçı il başkanları var demiş ben Özhaseki'den korkmuyorum demişti. Dün Ak Parti İl Başkanı Mahmut Cabat İsmail Topuz'u aramış "sözünü geri al, kime diyorsun rantçı diye, milleti geriyorsun" şeklinde çıkışmış. Topuz da sert bir şekilde karşılık vermiş. Yarası olan gocunur ben size söylemedim neden üzerinize alınıyorsunuz demiş, ileri geri derken 65 tane maden ruhsatını hangi sıfatla aldın Mahmut bey diye çıkışmış Topuz. Sonra tartışma daha da alevlenmiş sert sözcüklere dökülmüş. Hoş olmayan bir şekilde bitmiş.
Sayın Cabat'ın telefonla araması ve sert bir üslupla konuya girmesi bence doğru olmamış. O da il başkanı siz de. Kimse kimseye haddini bildiremez. İktidar partisi il başkanı olarak küçük parti diyerek bir il başkanına racon kesmeye kalkarsanız o zaman da sonucuna katlanmak gerekiyor. Varsa bir sıkıntısı çıkar ertesi günü basın toplantısı yapan her bildiğini orada söyler. Yakışan budur. lefon açıp kavga etmek hatta tehdit vari konuşmak değil.
İRTİCA YAYGARASI YAPANLAR SİZ MÜSLÜMAN MISINIZ?
Kimi zamanlar daha doğrusu karın ağrısı olanlar zaman zaman irtica yaygarasına başlarlar. Rant ellerinden gittiği vakit, ayrıcalıklı, imtiyazlı durumları sekteye uğradığı vakit bağırmaya başlarlar "irtica tehdidi vaaaar." Allah canını alsın nerede irtica tehdidi var. Sanki her gün askeri polisi vuran öldüren, bombalayan, mayın döşeyen irticaymış gibi. Sanki Amerika AB irticaymış gibi, sanki İsrail irticaymış gibi. Bu irtica var diye yaygara yapan yetkili yetkisiz kişiler çıkıp da erkekse İsrail bizim için büyük tehdit diyebilsin bakalım. Hayır efendim niçin desin ki? Oradan besleniyorlar zaten. İrtica mirtica yok memlekette. Keşke olsaydı diyesim geliyor. Keşke irtica tehdidi olsaydı Amerika bu denli bizi baskı altına alamazdı, AB bizi paçavra gibi kullanamazdı, İsrail'in uşağı haline gelmezdik. PKK her gün askerimizi polisimizi şehide demezdi. Rantiyeciler, şantiyeciler bu kadar rahat at oynatamazlardı. Apo iti bu denli beslenemezdi. Papa bu kadar saldıramazdı. Daha saymakla bitmez…
Haaa bu irtica diye yaygara yapanlara gelince onların Müslüman olduklarına inanmıyorum. Bakın bu irtica var diyen rektör 9 Eylül rektörü irtica demiş demiş sonunda da ben hristiyandım şimdiye kadar kendimi gizliyordum diye yalvarmaya başlamış. Bu irtica yaygarası yapanlardan ben şüpheleniyorum mutlaka bir hristiyanlık kaçıntısı var bunlarda.