Öncelikle, yeryüzünde insanlığın yegâne temsilcisi, numune örneği olarak kalan, müminlerin bayramını tebrik ederim.
Sonra bu mübarek günlerde ahirete irtihal eden, değerli dostlarım, Mehmet Uğurlu hocanın bacanağına, avukat Ahmet Bozkurt beyin babasına Allahtan rahmet ve mağfiret dilerim.
Sayın başbakanın rahatsızlığı ve vuku bulan gelişmeleri bayram araya girdiği için yazma fırsatı bulamadım.
Ancak bu balyoz kafama takıldı.
‘Başbakana suikast mı’ başlığı ile dikkatleri önemli ve farklı yönlerine çekmeye çalışan sanırım Mehmet Uğurlu beyden başka bir yazar olmadı.
Bir başbakanı kahraman yapmadan, alelade, sıradan bir kazaya kurban ederek, ortadan kaldırmak isterse birileri, ne gibi yöntemlere başvurabilir…
Gerçi Susurluk vakası, rahmetli Adnan Kahvesi’nin geçirdiği kaza ve benzeri araba kazaları bu hususta bilinen yöntemlerden biridir.
Ayrıca rahmetli Özal ve rahmetli Türkeş’in ahirete intihal sebepleri de farklı yöntemleri akla getirmektedir…
Bir başbakanın kullandığı aracın anahtarı bildiğim kadarıyla çifttir ve bunların birisi şoförde, diğeri de koruma müdürünün elinde veya verdiği bir diğer korumada olmalıdır.
Bu anahtar olayı hususundaki benim şüphelerimi hiçbir açıklama izale etmiyor.
Bir diğer konu, Eğer bir başbakan oruç tutuyorsa, biyolojik bir suikaste uğramaya en müsait şartların içinde bulunuyor demektir.
Farzumahal, bir akşam veya birkaç akşam öncesinden yemeğine konulan kan şekerini düşürücü bir ilaç söz konusu olamaz mı..!?
Ondan sonrası gelişmeler çocuk oyuncağı olarak çorap söküğü gibi gelmez mi?
Eğer bu olay böyle ise (asla temenni etmem)
Balyoz ve balyozu bulup kullanan, bir hesap dışı unsur olarak ortaya çıkmış ve sayın başbakanımızın hayatını kurtarmış demektir.
Bu nokta-i nazardan bakıldığında, başbakanımızdan kahraman yapmadan birilerinin kurtulmak istediği anlaşılır ki buna kojüktür de uygundur (!)
Bir diğer açıdan bakıldığında:
AKP’nin bizzat genel başkanının ağzından bir (genel anlamda) oy kayıbı veya oy kayması yaşadığı ortaya çıkmıştır.
Böyle bir ortamda ben bu partinin genel başkanı ve başbakanı olsam (örneğin) hazır bayram sathı mahalline girilmişken ve mübarek kadir gecesi arefesinde, sayın başbakanın uğradığı durumu planlasaydım, hem milletin vicdanında yer alacağım ve hem de merhamet duygularıyla birlikte dualarını alacağım muhakkaktı.
(Bizde bu vesile ile sayın başbakana dua ettik zaten.)
Hem de, bayramda kimi piyasaların dikkatini bu olaya celbederek gündemden düşürmüş olurdum.
Bu durumda ise anahtar olayının yaşanması ancak bir ramazan rehavetiyle açıklanabilir.
Her ne ise sayın başbakanımıza büyük geçmiş olsun.
Ama yinede bu balyoz benim kafama takıldı.
Vesselam.