DUYDUNUZ MU?
*Stadyumun temelinin 4 Kasım günü atılacağını,
*Eski stadyum yerinin de gayet güzel bir rakama başarıyla satıldığını,
*Havaların iyice soğuduğunu ve kışın kendisini göstermeye başladığını,
*Cumhuriyet Bayramının 83. yıldönümünün coşkuyla kutlandığını,
*Kış girerken deprem korsunun da iyice arttığını,
*Kayseri'de kömür fiyatlarının ikiye katlandığını,
*Meydan düzenlemesinin halen bitmediğini,
*Partilerin seçim startına erken girdiklerini, şimdiden salvolara başladıklarını,
*Milletvekili adayı olmak niyetinde olanların kendisini yavaş yavaş belli etmeye başladıklarını,
*Amerika'nın Irak ve Afganistan'da boğulduğunu, bu yüzden askerlerini Kuzey Irak'a çekerek Türkiye'yi tehdit etme niyetinde olduğunu,
*MHP il Başkanı ile DYP il başkanının yavaş yavaş birbirlerine göndermeler yapmaya başladıklarını, her ikisinin de milletvekili adayı olacağının söylendiğini,
*Meydana dikilecek ikinci anıtın kaidesinin yükseldiğini,
YILDIRAY ÇİÇEK BİZE TAŞ ATMIŞ
Bayram öncesi Ortadoğu Gazetesinde yazı yazan Bahçeli'nin basın danışmanı Kayserili Yıldıray Çiçek gazetemizi eleştirmiş. Neden eleştirmiş bilin bakalım. Bizim gazetede Ümit Özdağ röportajı çıkmıştı ya "Allah izin verirse ilk cumayı Ayasofya'da kılacağız "diyen Ümit Özdağ'a ateş püskürmek için bize ateş püskürmüş. Vay efendim biz Ak Parti yanlısı bir gazeteymişiz de ben köşe yazımda Tayyip Erdoğan'ı övüyormuşum. Bizim gazetede Özdağ'la röportaj yapılmışsa Özdağ'ın milliyetçiliği beş para etmezmiş. Biz Ak Parti yanlısı bir gazeteymişiz de falan da filan da rektörü eleştirmişiz de falan fıstık. Yapma be Yıldıray Çiçek. Gazeteciliğe iş geldiği zaman sen hiç gazeteci sayılmazsın. Çünkü Bir siyasi liderin basın yayın sorumlususun. Bizim gazeteciliğimizi sorgulamaya asla hakkın yok. Sen de bağımsız bir gazeteci olsaydın o zaman sorgulayabilirdin. Öte yandan Ümit Özdağ'a yaptığın hakaretler de bir ülkücüye asla yakışmayacak cinsten. Hele başörtüsü haberimizde rektörü tutan öğrenci konseyi başkanını savunman yok mu evlere şenlik. Sizin ülkücülüğünüz bu mu? İftar yemeğinden atılan bir başörtülü kızı savunmak yerine onu yerin dibine sokmak mı ülkücülüğünüz. Biz de ülkücülük yaptık ama tüm başörtüsü eylemlerinde Ankarada baş rollerde yeraldık. Bizim ülkücülükten anladığımız böyle bir şeydi. Makam mevki hiçbir zaman aklımızın ucundan geçmezdi.
TANER YILDIZ MYK'YA MI GİRİYOR?
Ak Partinin yaklaşan büyük kongresinde MYK'da değişiklikler yapılacağı öne sürülüyor. Bu amaçla Başbakan Erdoğan ile Gül ve Arınç'ın bir araya geleceği yeni MYK üyelerini belirleyeceği söyleniyor. Yansıyan bilgilere göre Taner Yıldız'ın da bu kez parti yönetimine girebileceği konuşuluyor. Eğer Yıldız MYK'ya girecek olursa Ak Parti'de Kayseri gücü daha da artacak.
ALMER'İN ÖNÜ İPSİZ SAPSIZ DURAĞI
Almer'in önü ve çiçekçilerle Almer arası hiç iyi bir şey olmadı. İlk yapıldığında iyi gibi göründü ama daha sonradan suyu çıktı. Kayseri'de ne kadar ipsiz sapsız, kopuk, sapık varsa onların uğrak yeri haline geldi. Sanki buluşma yeri gibi. Akşamları bile kalabalıktan geçilmiyor. Çiçekçilerin oradan kaldırılması, Çınaraltının iptal edilmesi ve Almer önünün daha sakin hale getirilmesi gerekiyor.
SAAT ALTI DA ÖYLE OLMASIN
Saat altı olarak bilinen meydandaki yer yapılmak üzere. Başkan burası buluşma yeri olacak dedi ama inşallah kötülerin buluşma yeri olmaz. Söylenirken iyi niyetle buluşma yeri diye söyleniyor. Yani iki arkadaşın saat vererek saatin altında buluşup konuşma yeri anlamında kullanılıyor ama zaman geçtikçe yine ipsiz sapsızların uğrak yerine dönüyor. Kadın pazarlayıcıların mekanı haline geliyor. Tacizin bini bir para. İnşallah saat altı böyle olmaz. Olursa çok kötü olur. Millet ne der? Haseki başkan buluşma ve randevu yeri yaptı der.
HAİNLİK BU KADAR UCUZ MU?
MHP'de hainlik lafı o kadar çok kullanılmaya başlandı ki adeta ayağa düştü. Her önüne gelene hain damgası vurulur oldu. Son olarak Ozan Arif ve Ümit Özdağ'a hainlik damgası vuruldu. Geçmişte kimlere daha vuruldu ona bakalım. Muharrem Şemsek, Ramiz Ongun, sadi Somuncuoğlu, Enis Öksüz , Muhsin Yazıcıoğlu, Namık Kemal Zeybek, Tuğrul Türkeş ve daha ismini sayamayacağımız kadar çok ülkücü hain damgası yemedi mi? Bahçeli'yi eleştiren ya da karşısına aday olan hain damgası yiyor. Bu ülkücülüğe sığıyor mu? Önemli olan MHP'nin iktidara gelmesi ise ne diye her önüne gelene hain damgası vuruluyor. Yok eğer küçük olsun benim olsun düşüncesi ise o zaman bunun adı ülkücülük değil.