DUYDUNUZ MU?
*Bazı emekli paşaların Erdoğan Cumhurbaşkanı olmasın diye Genelkurmay Başkanına mektup yazma krarı olduklarını,
*ABD'nin askerlerini Kuzey Irak'a yerleştirmeyi düşünmesinin Türk yetkilileri endişelendirdiğini,
*İsrail'in gazetesi Jarusselam'ın 2007 yılının ortadoğu'da savaş yılı olacağını yazmasının İsrail'in emellerini ortaya koyduğunu,
*Erciyesspor'un en yakın rakibine yenilmesinin temsilcimizi iyice zora soktuğunu,
*DYP İl Başkanının seçim startı hazırlıklarını erken başlattığını,
*Danimarkalıların Müslümanlara hakaretlerinin artarak devam ettiğini,
*Baykal'ın başörtüsüne kusur dediğini,
*Hürriyet Yazarı Ahmet Hakan'ın artık belden aşağı vurmaya başladığını,
*Kofi Annan'ın Bush'a mektup yazdığını ve mektubunda hem Irak'ı hem de BM'yi mahvettiniz, Saddam sizden iyiydi dediğini.
YAZICIOĞLU BAHÇELİYE BİRLEŞME TEKLİF ETMİŞ
BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu yeniden MHP Lideri seçilen Devlet Bahçeli'ye birleşme teklif etmiş. Bahçeli'nin bu teklifi kabul edeceğine hiç ihtimal verilmiyor. Peki o zaman neden bu teklif yapıldı ona bakalım. Malum BBM tek başına seçime girdiği takdirde baraj sorunuyla karşılaşacak. Bu sorunu aşmak için de mutlaka kendi misyonuna yakın bir parti ile ittifak yapacak. Yani bir parti çatısı altında BBP'lileri seçime sokacak. Bunun için çok çeşitli senaryolar ileri sürülüyor. Ama en gerçekçi olan ya DYP ile ittifak ya da Ak Parti ile ittifak. İşte Yazıcıoğlu bu arayış öncesi ilk olarak Bahçeli'ye birleşme teklif ediyor ki günah benden gitti diyebilsin. Ne yapalım ben Sayın Bahçeli'ye zeytin dalı uzattım, gül uzattım ama o kabul etmedi biz de başımızın çaresine baktık diyebilsin. Tabanı ve kamuoyunu bu şekilde ikna edebilsin. Bakalım önümüzdeki aylar beni doğru çıkaracak mı?
ZEKİ SEZER ÇIKIŞ YAPMAK İSTİYOR
Ecevit'in vefatından sonra Zeki Sezer'in çıkışlarına baktığımızda Sezer'in çıkış yapmaya çalıştığını görürüz. Ecevit varken Sezer gölgede kalıyordu, ancak şimdi ortam müsait. Bu yüzden de Zeki Sezer hemen her konuda görüş beyanetmeye ve kamuoyunda adını sıkça sözettirmeye başladı.
VAKIF MALI ADAMI iFLAH ETMEZ
Kayseri Park'ın bulunduğu yer malum vakıf arazisi. Vakıf malı demek ecdat yadigarı demektir. Şehit kanlarıyla alınmış topraklar demektir. Vakıf malı tüyü bitmedik yetimin hakkıdır. İşte böyle bir topraklara yapılan bir binada Fashion tv oynatmak, mankenleri getirip defileler yaptırmak, bu bina içinde Türk kültürüne, geleneklerine karşı yok etme çalışması yapmak çok acı veriyor insana. Bir Kayserili olarak bundan derin üzüntü duyuyorum. Adını bile ilk baştan Armonium koymuşlardı hatırlanacağı üzere. Şimdi ben buraya bunu yapanlardan ziyade burayı bunlara verenlere kızıyorum. Kayserinin gözleri önünde nasıl verdiler?
Elbette biz Kayseri'ye büyük bir işletme yapılmasına asla karşı değiliz tam tersine destek de veririz. Ama bu yapılacak şeyin de Kayseri'ye yakışır olması gerekmez mi? Tüm bunlar Kalvanizm sürecinin bir yansıması sanıyorum. Birileri Kayseri üzerinde bir oyun oynuyor, ne yazık ki bizim Kayseri'li yazar çizer ve aydınlarımız, kültür adamlarımız da uyuyor.
* HAFTANIN FIKRASI.
Bir dostumun internetten bulup gönderdiği fıkrayı sizlerle paylaşmak istiyorum.
>>Cumhurbaşkanı Sezer, dış destek aramak için İngiltere'yi ziyarete
gitmiş.Ziyareti sırasında Kraliçe tarafından çay içmeye davet
edilen Sezer,
>>Kraliçeye kendi liderlik felsefesinin ne olduğunu sormuş. Kraliçe
de çevremi akilli insanlarla doldurmak cevabini vermiş.
>>Sezer bunun üzerine kraliçeye çevresindeki insanların akıllı olup
olmadıklarını nasıl
ayırt ettiğini sormuş. Kraliçe, onlara doğru soruları sorarak
ayırt ediyorum
diye yanıtlamış ve izin verin göstereyim demiş.
>>Kraliçe hemen Tony Blair'i aramış ve Sayın Başbakan, lütfen bu
soruya cevap verin:
>>Annenizin bir çocuğu var, babanızın bir çocuğu var ve bu çocuk
sizin ne kız ne de erkek kardeşiniz.Kimdir bu? diye sormuş.
>>Tony Blair: Bu benim majesteleri diye yanıtlamış.
>>Kraliçe: Doğru.Teşekkürler,iyi çalışmalar Blair demiş ve Sezer'e
dönerek: Gördünüz mü Sayın Sezer? Evet majesteleri, çok teşekkür ederim,
bu metodunuzu kesinlikle kullanacağım
diyerek oradan ayrılmış.
>>Yurda dönüşünde hemen Baykal'ı yanına çağıran Sezer, Sayın Baykal
sana soracağım bir soruyu cevaplamanı istiyorum demiş.
>>Baykal Tabii efendim, nedir?
>>Sezer: Annenin bir çocuğu var, babanın bir çocuğu var, ve bu çocuk
senin ne kız ne de erkek kardeşin. Kimdir bu?
>>Baykal sağa bakmış sola bakmış düşünmüş taşınmış ve en sonunda:
Efendim bunu biraz düşünüp sonra size cevap versem?? demiş.
>>Sezer kabul etmiş ve Baykal oradan ayrılmış, vakit kaybetmeden CHP
Kurulunu toplantıya çağırmış. saatlerce bu soru üzerinde düşünmüşler, ama
kimse bir cevap bulamamışlar. En sonunda Baykal Bülent Arınç'ı aramış ve
durumu açıkladıktan sonra: Annenizin bir çocuğu var, babanızın bir çocuğu
var, ve bu çocuk sizin ne kız ne de erkek kardeşiniz. Kimdir bu?
>>Arınç : Bunda bilemeyecek ne var, tabii ki benim! diye yanıtlamış.
>>Cevabi alan Baykal hemen Sezer'i arayarak: Cevabı buldum efendim,
kim olduğunu biliyorum, Sayın Bülent Arınç'tır, demiş.
>>Sezer büyük bir hayal kırıklığıyla cevap vermiş: Yanlış cevap
Baykal bey, Doğru cevap Tony Blair olacaktı.