Bu Millet’e ait olup da, tartışılmayan, iğdiş edilmeyen hiçbir değer kalmadı.
Hatta Türk’ün kendisi bile tartışılmakta.
Tarihimizin bırakın tartışılmasını küfretmedikleri bir dönemi yoktur.
Hele ki mensup olduğumuz medeniyetin, dinin, imanın her bir harfi tartıştırılarak, karikatürize edilmedik bir yanı bırakmadılar.
Medya başta olmak üzere, sinema sanatına kadar bu hususta kullanmadıkları bir araç yok.
Hayatları, hırsızlık, ibnelik, puştluk, şarapçılık, iltimas, rüşvet, zina,şantaj, karalama, adam kayırma, devlet malını cukkalama, kara para, akar-yakıt kaçakçılığı başta olmak üzere her türlü kaçakçılık v.s üzerine kurulu ve bu şekilde örgütlenmiş, dinsiz kitapsız bu güruh, nereye adım atsan karşına çıkmakta.
Vatan dersen, herkesten önce vatanperver kesiliyorlar.
Millet dersen hakeza, onlardan daha milliyetçi yok.
Onlardan başkasının Kemalist, Laik olması mümkün değildir.
Sanırsın laiklik, Kemalistlik, soydan bunlara geçen, bunların sulbünden gelmeyenlerin asla elde edemeyeceği bir saltanat.
Rahmetli Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere sömürmedikleri bir şey kalmadı.
Yıllardır devletimizin ve siyaset kurumlarını babalarının çiftliği gibi kullandılar.
Ve hala kullanmaktalar.
Madem Kemalistsiniz, Mustafa Kemal’in de mensup olmakla iftihar ettiği bu aziz Milletin değerlerine neden saldırıyorsunuz..?
Değerleri aşağılamakla, o değerlere sahip insanları aşağılamanın ne farkı var..?
Bu güruhun, dünya menfaatinden başka bir dini, bir milleti, bir vatanı yoktur.
Bu güruhun kutsal idealleri yoktur.
Vatana-Millete hizmet etme gibi bir ülküleri yoktur.
Adalet bunların kapısının önünden geçmez.
Vicdanları yoktur.
Değerleri olmayanın nasıl bir vicdanı olur..!
Onlar için her şey dünya menfaatleri için kullanılabilecek bir
mal-zemeden ibarettir.
Onlar için her yol mubahtır.
Mubah olmayan bir yolları yoktur.
Dünyadan başka bir tapınak, çıkardan başka bir Tanrı tanımazlar.
Bunlar öyle bir güruhtur ki, gözlerini hiç kırpmadan beş kuruşluk menfaatleri için vatanı da-milleti de satarlar.
Gazi Mustafa Kemali gerçekten sevenlerin, gerçek Milliyetçilerin, gerçek Dindarların, gerçek Vatanperverlerin, kısaca bu aziz Milletin evlatlarının bu güruhtan kurtulması gerekir.
Bu güruh, bukalemun gibi öyle bir yeteneğe sahiptir ki, yeri geldi mi hemen Kemalist kesilirler, Yeri geldi mi, anaları babaları hocadır. İktidara gelen siyasi parti onların partisidir hep. Çünkü bir siyasi mensubiyetleri yoktur.
Yeri geldi mi milliyetçidirler.
Renkten-renge, kılıktan-kılığa girmede bunların üzerine yoktur.
Ama netice yine hep aynıdır.
Bu güruh her zaman köşe başlarını tutar ve bunların takımı her zaman kazanır.
Sonuçta villa sahibi de onlardır.
Para sahibi de onlardır.
Makam sahibi de onlardır.
Milletin çocukları asker, onların çocukları patrondur hep.
Onların evi yanmaz-yıkılmaz.
Onların çocuklarına kurşun değmez.
Onların çocukları şehit düşmez.
Onların kadınları kına yakmaz.
Başını örtmez ve hatta ellerinden gelse kıçlarını bile örtmez.
Onların kalpleri, bizim evlerimizin duvarları hep taştandır.
Onlar parklarda-plajlarda-yatlarda yanarlar.
Biz tarlada-bağda-bahçede yanarız.
Bu milletin öz evladının evi yanar,
Daha yangın sönmeden, küllerinin üzerinde duman tutarken, oğlu şehit düşer.
Babalarının başına, onca yıl damdan düşmeyen kiremit düşer.
Ne bileyim ben, belki o şehit askerin kardeşinin ayağı burkulur, hastaneye gider, bacağı kesilir.
Çünkü bu cenabet güruhun uğursuzluğu var üzerimizde.