|
Dün gece yarısı telefonum çaldı. Telefonun karşısındaki ses abime aitti. Abim önceki gün Doğu Türkistan'da bağımsızlık isteyen mücahitlerin işgalci Çin askerleri ile büyük bir çatışmaya girdiği haberlerinin geldiğini söylüyordu. Tarif edilemeyen bir duygu ve sevinçle doldum. Gerçektende bir Doğu Türkistanlı olarak benim için anlamı büyük olan bu olay karşısında o kadar sevindimki anlatamam. Aldığım bu haber belkide son dönemlerde aldığım en güzel haberdi. Çünkü 58 yıldır Çin işgali altında tutulan Doğu Türkistan'da bağımsızlık ateşinin sönmediğinin bir göstergesiydi bu olay. Yani Çinlilerin dediği gibi orada yaşan Müslüman Türkler, hayatlarından memnun Çin boyunduruğunda yaşamayı benimsememişti. Nasıl benimseyebilirlerdi ki gerçektende? Gözlerinin önünde öldürülen babalarını, daha doğmamış olan evlatlarının katledilişini göre göre göre nasıl Çin işgali altında yaşamayı isteyebilirlerdi ki. Evet Doğu Türkistan'da ki bağımsızlık ateşi hiç sönmemişti ve sönmeyecektirde. İçinde vatan millet sevgisi olan Doğu Türkistanlılar ölüme seve seve gitmeyi her zaman bilmişlerdir. Çünkü inancımızın gereği olan cihat aşkıyla yanıp tutuşan o insanlar Allah(cc)'ın vadettiği şehitlik mertebesine ulaşmak için hep bir yarış içindelerdir. Osman Baturlar, Hassan Mahsumlar, Abdul Nİyazlar gibi vatanını seven Doğu Türkistanlılar hep var oldu. Karşılarında dünyanın en kalabalık ordusu olmasanı karşın bir avuç Doğu Türkistanlı Bedir Savaşındaki Efendimizi ve ashabını örnek alırcasına mücadeleye devam ediyor. Bedirin aslanları gibi Doğu Türkistan'ın aslanlarıda savaşlarına devam ediyor. İnşallah kalplerindeki inançlarının verdiği güçle amaçlarına ulaşırlar ve Türk Dünyasının göz bebeği olan Doğu Türkistan bağımsızlığına kavuşur. Amin.
|