|
Gazete, televizyon ve internet haber sitelerinden takip ettiğiniz üzere Gazetemiz Müdürü Mehmet Uğurlu, Büyükşehir Belediyesi'nin Avusturya Kayak merkezine düzenlediği gezi sırasında Alman Polisi'nin çirkin bir tutumu ile karşılaştı. Yaklaşık yarım saat alı konulan ve tüm eşyaları didik didik aranan Uğurlu daha sonra serbest bırakılsa da bu gözaltına alınma bazı gerçekleri bir daha görmemize neden oldu. Bunlardan ilki Türklere yapılan ikinci sınıf muamele. Pasaport kontrolleri sırasında bile Türk vatandaşları sanki ikinci sınıf insanmış gibi görülerek ayrı yerlere yönlendiriliyor. Sözde demokratik ve insan haklarına saygılı olduklarını iddia eden AB ülkeleri yaptıkları bu çirkinliği görmek bir tarafa Türkleri haksız duruma düşürmek için de ellerinden geleni yapıyorlar. O kadar ileriye gidiyorlar ki İnsan Hakları ihlali yaptığını iddia ettikleri Türkiye'ye reçeteler bile sunmaktan dahi geri durmuyorlar. AB ülkelerinde yaşayan vatandaşlarımızın ne kadar zorluklar çektiğini akrabaları olanlar az çok bilir. Çalışma hayatından tutunda diğer birçok alanda Türk insanı hor görülerek kapılar yüzüne kapatılır. Evi kundaklanan Türklerdir. Müslüman olduğu için okulda, iş yerinde sıkıntı çeken yine Türklerdir. Çocuğu hastalanınca hastanede zorluk çektirilen yine Türklerdir. Peki Türklerin bu kadar sıkıntı çekiyor olmasının nedeni nedir? Bunun bir tek nedeni var. Türkiye'nin ekonomik ve siyasi olarak güçlü olamaması. Biz her ne kadar ülkemiz çok güçlü bir ülke desek te dışarıdan pek de öyle gözükmüyor. Bu güç sadece askeri anlamda bir güç değil çünkü. Uluslar arası arenada saygınlık ve söz sahibi olmak için gerekli olan iki temel vardır. Ekonomi ve siyaset. Askeri güçte önemli fakat ekonomi ve siyaset kurulları farklı. IMF, Dünya Bankası ve Avrupa Birliği sevdası gibi konulardan vazgeçer, Ekonomik anlamda bağımsızlığını elde edebilir ve siyasi anlamda da birliktelikten bahsedebilirsek o zaman güçlü bir ülke oluruz. Güçlü bir devlet olduğumuz zamanda Türk milleti geçmişte olduğu gibi yeniden gücünün doruğunda yaşayan insanlar olarak diğer ülkelerde itibar görmeye ve sözü dinlenmeye başlar. Hatta öyle bir hale gelir ki bırakın pasaport kontrolünde ikinci sınıf muamele görmeye VİP salonlarında ağırlanır Türkler. Sadece pasaport kontrolü değil tabiî ki. Her alanda Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin de onayı alınmadan iş yapılmaz. Güçlü bir devlet olduğumuz zaman ne Amerika gelip Irak'ı vurabilir, ne İsrail Filistin'de zulüm yapabilir nede Çin Doğu Türkistan'da katliam yapabilir. Tabiî ki bu benim temennim ve dileğim. Allah (cc) inşallah o günleri görmeyi nasip eder de Türk Devletinin gücü bir kez daha ortaya çıkar. Amin.
|