Basın aracılığıyla vatandaş Rıza, sayın Başbakandan randevu talep ediyor..
Bak bak bak..
Senaryoya bak…
Bu senaryoda medyanın rolüne bak, sağına bak meselenin, soluna bak, altına bak-üstüne bak…
Randevu talebinde bulunan vatandaş Rıza, bu şekilde bir görüşmenin mümkün olmadığını zaten biliyor. Ona bu aklı verenler her durumda birkaç kuşu vurup yere indirecekler. Bir taraftan sayın başbakanı kabul etse de-etmese de tartışmış olacaklar en azından bu konuda konuşturup söz konusu terör örgütünü her şekilde gündem de tutmuş olacaklar.
Rıza, reddedilince, Hamas’tan farkını sorarak, bir köşe sıkıştırıcı adım daha atmış oluyor.
Vay yavru vay..
Seni kim eğitmiş böyle..
Mosad’dan mı aldın sen bu dersi yoksa…!?
Bak aziz ve muhterem vatandaş Rıza, Türkiye Müslüman bir ülke olduğuna göre Müslümanlara karşı ortaya çıkan her terörist hareket gayri Müslimlerin safında yer alan bir hareket olur.
Bir ara kendinizi Çeçen mücahitlere benzetmeye kalktınız.
Kardeş kardeş, gayri Müslimlerle bağımsızlık savaşı verenlere mücahit denir.
Mesela Rauf Denktaş bu manada Kıbrıs mücahidi idi.
Müslümanlara karşı savaş verenlere ne denir..?
Tez elden kürt kardeşlerimiz, bu coğrafyada kendilerini oturttukları gayri Müslim safından çıkartarak, sorun olmaktan çıkmalıdır.
Bu coğrafyaya bu ülkeye ait olmayan gayri Müslimler, terör örgütleri üretim merkezleri ve oryantalistlerden başka her kim Türkiye’nin iç-dış sorunlarını tasnif ederken arap- kürt v.s sorunu olarak dile getirirse benim asabatım müthiş bir şekilde bozuluyor sövmeye başlıyorum.
Bu coğrafyada, arapcılığı, kürtçülüğü, islamcılığı, milliyetçiliği TÜRKLER İ-CAT ET-ME-Dİ…
Türklerin dayattığı bir yaşama biçimi böyle bir sorunu üretmiş olsaydı sapına kadar bu iddialar doğruydu.
Daha dün, bu coğrafyada yaşayanlar, gayri Müslimlerin lisanında TÜRK idi.
Bu coğrafyada Kürtçülük gibi etnik milliyetçiliği üretenler, erk ve tebaa seçimini de yaparak
Çeşitli dizaynlarda bulundular.
Şimdi dışarıdan yapılan müdahalelerin sonuçları olan sorunları yaşıyoruz.
Asıl sorun sorunların kime sorun edildiği değil kimin sorun ettiğidir.
Yok doğu Anadolu ekonomik yönden ihmal edilmişte, vay devlet onlara şöyle davranmışta v.s şeklinde sorunun nereden kaynaklandığını konuşma imkanı kamu oyunun önünden kaçırılıyor.
Ulan ajan sürüsü ibneler, Anadolu’nun göbeğinde Kayserinin sıradan bir köyüne gidinde bakın, Şırnak’ın yada Mardin’in hangi köyünden daha gelişmiş…!? İklim koşulları desen, Kayserinin bir çok köyünde Allah’ın patatesi bile yetişmiyor.
Kürt sorunu…, kürt sorunu diye diye dilinize pelesenk ettiğiniz sorunun tarihi geçmişine dönüp bir bakın.
Bütün mesele, kendini timsah zanneden derin dünya güçleri denilen sürüngenler bizi yemek istiyor bir buçuk asırdır yiyemiyor o kadar.
Bahanelerden biride Kürtler…
Hiçbir bahaneleri kalmasa suyu bulandırıyon diye yine bizi yemeyi deneyecekler.
Dünyada bir kürt sorunu varsa bu Türklerin sorunu değil bizatihi sorun olanların sorunudur.
Kürtler, ya Müslüman olarak kalmayı tercih edecekler, yada adları Müslüman adı ancak kendileri gayri Müslim olarak sorunlu bir geleceği seçecekler.
Müslüman olarak kalmayı seçen hiçbir kürt ne ırakta nede başka bir yerde bağımsız bir devlet kurma iddiasıyla ortaya çıkamaz.
Çünkü bu coğrafyanın gücünü, gayri Müslimlerin lehine bölen hiçbir kimse ne Müslüman olarak kalabilir ve nede ağzıyla kuş tutsa Allah nezdinde bir itibarı olabilir.
Yani bu coğrafyada yaşayan çeşitli etnik kökenlere mensup Müslümanlar, varoluşsal bir tercihle karşı karşıyadır.
Ya adam gibi Müslüman olarak sorun olmaktan çıkıp bu ülkenin bir parçası olacaklar yada hangi tercihi seçerlerse seçsinler gayri Müslim muamelesi görmeyi hak edecekler.
TÜRK, gayri Müslim’le savaşmayı göze alan Müslüman’a denir.
Vesselam…