|
DYP İl Başkanı Mustafa Eraslan son on yıldır iktidarla daha doğrusu belediye başkanları ile çok iyi geçinen biriydi. Hatta zaman zaman yakın çevresine "kimse beni Haseki başkanla kötü edemez" diyordu. Müteahhitliği ve medya patronluğu süresince durum böyleydi de peki DYP'nin İl Başkanı olunca değişti mi? Hayır yine ilişkiler gayet iyiydi. Ne olduysa bundan 4-5 ay öncesinden itibaren oldu. İl Başkanlığının ilk döneminde genelde basın toplantılarında Ak parti'nin Genel Merkezine genel politikalarına eleştiriler yapan belediye başkanlarına hiç dokunmayan Eraslan son bir iki aydır özellikle Özhaseki başkana sert eleştiriler getirmeye başladı. Son olarak Başkan Özhaseki'yi Saddam'a benzetmiş. Merak ediyorum Özhaseki'yi Saddam'a benzetince acaba kendisini Bush'a mı benzetti ya da Bush'un yerine mi koydu? Saddam kendi halkına zulüm eden bir diktatördü. En büyük terörist Bush tarafından tutsak edildi, işgal güçleri tarafından yargılandı ve asıldı. Asılırken de Kelimei şahadet getirdi. Yani böyle birisiyle Başkan Özhaseki arasında ne gibi bir bağlantı var onu Sayın Eraslan nasıl kuruyor anlamadım. Mustafa Eraslan'ı yıllardır tanırım ve aslında sevdiğim bir siyasetçidir. Fakat son aylardaki değişiklikte merak ettiğim bir konu var. Ramazan ayında Hava İkmal civarındaki benzin istasyonu pazarlığından sonra eleştirilerinde bir yön değişikliği görüyorum. Acaba bu benzin istasyonu pazarlığının bunda etkisi var mı yok mu? Özhaseki ve başkanlara toz kondurmayan, başkanımı severim benim aramı onlarla kimse açamaz dediği başkanına neden Saddam demiş, bu değişiklik kayda değer bence… Benzin istasyonu ihalesindeki pazarlık 250 yerine 500'e çıktı da onun verdiği geçici bir kızgınlık mıdır, yoksa siyaseten seçimlerin ucu göründü, malum kendileri de Kayseri'den birinci sıra milletvekili adayı. Daha doğrusu Mehmet Ağar'ın Eraslan'a 1. sıra adaylık sözünü kesin olarak verdiğini biliyorum. Bu adaylığın verdiği bir rakip olma duygusu mu tavır değişikliğine itti. Elbette muhalefet partileri iktidar partilerini eleştirecek ve hatta satmaya çalışacaktır. Bu en doğal hakkıdır. Ancak durup dururken böyle bir sert çıkış, Saddam gibi sözleri, Saddam'ın da saltanatı muhteşemdi, bakın bir metre topraktan başka bir yeri kalmadı türünden tehdit gibi sözler bir hal değişikliğinin de ifadesidir. Benim de bunu soğrulamam elbette benim hakkımdır. Görünen o ki muhalefet partileri bunun basında DYP ve MHP olmak üzere Kayseri'de varını yoğunu ortaya koyacak ve seçimlere bu şekilde hazırlanacaktır. Her şey nasip ve kısmettir. Eraslan'ın kısmetinde nasibinde milletvekili olmak varsa piyangodan bile çıkar ve olur, nasipte yoksa birinci sıra da olsa vekillik sıfatını kazanamaz. Hamdi Baktır'lara, Mustafa Duru'lara bakın nasip kısmet olduğu apaşikar. Ama seçimler gelir geçer insanlar Kayseri'de yüz yüze yaşamaya devam eder. Bağları, villaları yan yanadır, mezarları yan yanadır, birbirlerinin yüzüne bakılmayacak derecede kırıcı, yıkıcı dökücü daha doğrusu gemileri yakıcı, rakibini rencide edici tavırlara girmek bence yanlıştır. Her şey boştur, asıl olan insanlıktır. Anti parantez şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Sayın Eraslan siyaset yaşamı boyunca ilk defa çok önemli bir noktada. Yani DYP'nin muhalefetsiz tek il başkanı ve Genel Başkan'ın birinci sıra adaylık sözü verdiği bir isim. Ama işin garibi Abdullah Gül de Başbakan olmak üzere. Başbakan olarak Kayseri'den seçime girecek olursa DYP ve Eraslan için en büyük handikap da budur. Ama diyorum ya her şey nasip ve kısmet. Kimi zaman un olur, yağ olur şeker olur helva yapacak usta olmaz, kimi zaman usta olur, şeker olur yağ olur ama un bulunmaz. Helva yine olmaz. Hayırlısı olsun bakalım.
|