DUYDUNUZ MU?*Organiza Sanayi'de işten çıkarmaların arttığını, gariban işçilerin mağdur duruma düşüklerini,
*DYP İl Başkanı Mustafa Eralan'ın yavaş yavaş gündeme oturmaya çalıştığını,
*MHP İl Başkanı ömer Faruk Murat'ın DYP'li Şükrü Çukurlu'ya çok sert bir yanıt verdiğini geçen seçimde hangi adayı desteklediğini sorduğunu, Murat'ın BBP'ye de Başbuğ'u arkadan hançerlediler benzetmesi yaptığını,
*Büyükşehirlerde sokağa çıkmanın çok tehlikeli bir hal aldığını
*Bir kişinin yoksulluk sınırının bir milyar yüzon milyona çıktığını,
*Tuncay Özkan ile Şamil Tayyar'ın birbirine girdiklerini,
*DYP ile ANAP'ın DP çatısı altında birleşmeleri teklifinin reddedildiğini, Ağar'ın tek çatı DYP diyerek bu kapıyı kapattığını,
*Kayseri'de Alevilerin bir Cemevi açma hazırlıklarının son noktaya geldiğini,
*DSP Kayseri Teşkilatının istifa noktasında olduğunu,
*Gençlik Spor il müdürlüğünde işlerin düzene girdiğini,
ALKOLCÜ SiYASi GÖRÜŞ KİM?
Dün internet sitesinde bir haber gördüm bir hayli dikkatimi çekti. Türkiye'nin alkol haritası çıkarılmış, çok detaylı bir araştırmanın sonuçları. İşte o haber;
Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Necati Özfatura, alkolün tehlikelerine dikkat çekmek için basında alkolle ilgili çıkan yazılardan oluşan 88 sayfalık bir rapor hazırlayarak Başbakan Tayyip Erdoğan'a ve bakanlara gönderdi.
"2007 Yeşilay Raporu"nda, alkol ve sigara kullanımını siyasi görüşlere göre değerlendiren bir araştırmaya da yer verildi. Atatürk Üniversitesince gerçekleştirilen araştırmaya göre; alkol kullanımında sosyalistler ve sosyal demokratlar başı çekiyor.
Ancak muhafazakar görüşte olanların ve İlahiyat Fakültesi'nde okuyanların da yüzde 2'si alkol kullanıyor. Raporda ilginç tespitler yer alıyor. Buna göre, Türkiye'de kişi başına yılda 12 litre bira tüketiliyor. Kadınların yüzde 15'i rakı içiyor. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre Türkiye'de 4 milyon alkolik, 13 milyon da alkole meyilli kişi bulunuyor. 1970'li yıllarda kişi başına yıllık bira tüketimi 1.5 litre iken, bugün bu rakam 12 litreye ulaştı. Türkiye'de alkollü içki kullananların yüzde 92'si birayla başlıyor, rakı ve şarapla devam ediyor. AMATEM'e göre her yıl 1 milyon çocuk alkole başlıyor.
ERDOĞAN ÇANKAYA'YA OTURUNCA DARBE OLUR MU?
Son günlerde piyasaya bazı haberler pompalanıyor. Türkiye karışacak. Askeri sahaya çekecekler, 1 Mayıs kutlamaları ile Türkiye karışacak asker sokağa inecek vesaire. Tabi bu yılki 1 Mayıs bir hayli önemli bir zamana denk geliyor. Tam Cumhurbaşkanlığı seçimine denk geliyor. Yani Tayyip Erdoğan adaylığını açıklayacak birinci turda seçilirse Çankaya'ya yeni oturmuş olacak, ikinci üçüncü turda olacak ise tam Cumhurbaşkanlığı seçimi sırasına denk gelecek. Kimileri bu tarihte Türkiye karışırsa bir darbe ortamı olabilir mi diye ellerini oğuşturuyorlar. Ben buna da ihtimal vermiyorum. Bundan bir yıl öncesinde başlayan Türkiye Şubatta Martta karışacak darbe olacak söylentileri eşte geride kaldı. Şimdi güvendikleri Nevruzdu, 1 Mayıstı falan filan. Türkiye'nin bunlarla vakit kaybedecek durumu yok. Darbe dönemi geçti. Artık Türkiye demokraside bir hayli olgunlaştı. 28 Şubat bile bakın Ak Partinin tek başına iktidarına neden oldu. Millete karşı yürümenin bir anlamı yok.
TEK KORKUM
Bu günlerde Başbakan Erdoğan'ın sağlık durumuna çok dikkat etmek lazım. Onun Çankaya yolunu bir türlü kesemeyenler son çare olarak hayatına kastedebilir. Türkiye'de Turgut Özal'ın ölümü halen sır perdesini koruyor. Her şey olabilir. Başbakan'ın sağlık durumunu çok iyi kontrol etmek lazım. Allah korusun….
Düşmanlık yapmak isteyen dış güçler ve içerdekilerle işbirliği yaparsa ki mutlaka bir yolunu buluyorlardır, her türlü teknolojiyi deneyerek Erdoğan'ın Çankaya'da oturmasına müsaade etmek istemeyebilirler.. Dikkat dikkat…
OKULLAR İNTERNET KAFE OLUNCA
Bakanlığın yeni bir projesi yürürlüğe girdi. Buna göre okullardaki bilgisayar labaratuarları öğrencilerin haricinde halka da açılıyormuş. Kayseri de plot bölgelerden biri olduğu için Kayseri ilçeleri de dahil olmak üzere tam 122 okulun labaratuarı internet kafe olarak halka açılıyormuş. Bunun altyapısı oluşturulmadan bazı sıkıntıların olması kaçınılmaz. Mesai dışında ve cumartesi Pazar günleri halkın okullarda internet kafe olarak kullanımı başlamış. Ancak halkımızın büyük bir kısmı eğitimsiz olduğu için sıkıntıları da beraberinde getiriyormuş. Örneğin bazı yerlerde maus kayboluyormuş, klavye kırılıyormuş, bakanlığın güvenlik duvarını aşıp kötü sitelere girmek isteyenler de çıkıyormuş. Saati 40 kuruşa internet oldukça ucuz olduğu için şimdilik her ne kadar da talep fazla değilse de bu işin altyapısı yapılmadan randımana oturması bir hayli zor görünüyor.
MÜFTÜLÜKTE NELER OLUYOR
Nursaçan Hoca'dan sonra imamlarda bir huzursuzluk başladı. Birçok tanıdığım imam arkadaş müftülükten şikayetçi. Murakıplardan, müftülerden şikayetçi. En ufak konularda asılsız ihbarlarda soruşturma açılıp savunmalar isteniyormuş. Talas'taki bir imam arkadaş öğrenci olmasına rağmen bazı vakitlerden dolayı soruşturma geçiriyormuş. Müftülük bu arkadaşın öğrenciliğini kabul etmişse buna karşılık gereken şartları da oluşturmak durumunda. Fakülteyi mi bıraksın adam.