|
Kayseri'de uzun zamandır sevdiğim, kişiliğini takdir ettiğim, mertlik ve açıksözlülük alanında beğendiğim simalardan biri de Ticaret Odası Başkanı Hasan Ali Kilci idi. Halkın dilini konuşan, lafını esirgemeyen, milletin değerleri ve inançları ile barışık yapısı nedeniyle çoğu kesimlerin takdir ettiği bir oda başkanıydı. " dı.." diyorum çünkü son zamanlarda onda gözlemlediğim değişim, tüm bu özelliklerini ileride gölgeleyebilecek namzette görünüyor. Son zamanlardaki görüşlerini ve çıkışlarını dikkatle izliyorum ve sevdiğim, takdir ettiğim Oda Başkanı Sayın Kilci de mi siyaset yapmaya başladı demekten kendimi alamıyorum. CHP'lilerle birlik olup Ak Partiyi eleştirmesi, daha sonra bir televizyon konuşmasında sanki bir partinin il başkanı gibi, başka bir partiyi çok sert bir şekilde eleştirmesi, bir meslek örgütü başkanı olmasına rağmen siyasi konuşması bende şu duyguları oluşturdu; Acaba Hasan abi de mi milletvekili adayı olacak? Onun için mi bu çıkışları yapıyor? Onun milletvekili olmasını herkesten daha çok ben isterim, ama eğer olacaksa kendisinin etik anlayışı gereği Oda başkanlığından ayrılarak siyasete merhaba demesi daha uygun olur diye düşünüyorum. Şimdiye kadar Sayın Kilci ülkücü olduğunu hiçbir zaman saklamaz, ülkücülüğü bir yaşam biçimi olarak telakki eder ancak politikaya da girmezdi. Ülkücüydü ama MHP propogandası yapmazdı. Ama son zamanlardaki fotoğrafları yan yana koyduğumuz zaman onun artık MHP'li bir siyasetçi, hatta MHP'nin sözcüsü gibi görünmesine neden oluyor. Bu durum ise her şeyden önce onun güvenilirliğini tartışma konusu yapıyor ve bunun da ötesinde oturduğu makamı yıpratıyor. Şimdi her önüne gelen ne diyor? Oda başkanları Ak Partinin davulunu çalıyor demiyor mu? Peki Sayın Kilci'deki bu değişim sonrasında yine aynı millet "KTO Başkanı da MHP'nin davulunu çalıyor" şeklinde algılamıyor mu dersiniz? Elbette siyaset her Türk vatandaşının hakkı. Bir partiyi de destekleyebilir, bir partiden vekil adayı da olabilir. Ancak bir kurumu temsilen o kurumun başında oturuluyorsa, hele hele şehrin tüm ticaret erbabını temsil noktasında bir makamda iseniz o makamdayken bir partinin propogandasını yapmak doğru olmaz. Daha doğrusu başkası yapsa yakıştırabilirim ancak Sayın Kilci'nin kişiliğine asla yakıştıramam. Siyaset, parti, pırtı hepsi gelip geçicidir. Ama bu şehrin insanları Allah ne kadar ömür verdiyse o süre içerisinde şehirde kalıcıdır ve insanlar birbirlerinin yüzlerine bakacaklardır. Yapılan çıkışlar milletin belleğine kazınmakta, hatta tarihe not düşülmekte. Geçen dönemde "Ak Partiyi destekledi" diye Sayın Kilci'yi bizzat ülkücüler eleştirmemiş miydi? Ak Partiyi desteklediği iddiası MHP yöneticilerinin hafızalarına kazınmamış mıydı? Şimdi ise Ak Partiye karşı bayrak açmış bir MHP'li pozisyonunda görünmesi ya da o şekilde algılanması Hasan Ali Bey'i yıpratmayacak mı? Kaldı ki Sayın Kilci'nin Hisarcıklıoğlu ile (TOBB Başkanı) olan yakınlığını da herkes biliyor. Politik duruş bu ilişkiyi de zedeleyebilir endişesindeyim. Peki Oda başkanı iktidarı eleştiremez mi? Elbette eleştirecektir. Eleştirmesi de en doğal hakkıdır. Ama MHP İstişare toplantısına katılıp ardından iktidara veryansın etmesi Kilci'yi politikleşmiş bir oda başkanı durumuna sokmaktan kurtaramıyor. Sanayi odası Başkanı Mustafa Boydak Ak Parti il divan toplantısına katılsa ardından çıksa ve televizyonlara gazetelere demeç verse MHP'yi topa tutsa ne olur dersiniz? Hiç yakışır mı? Olur mu böyle şey? Haa, adaylığa hazırlanıyorsanız bunun da rajonu vardır, örneğin yarın bir basın toplantısı düzenler zehir zemberek açıklamalar yapıp oda başkanlığından ayrılıp bir siyasi parti saflarına katılır ve aday olursunuz takdirle karşılanır. Ama bir koltukta o, diğer koltukta öteki, biri olmazsa diğeri diye düşünmek sevdiğim, takdir ettiğim, örnek almaya çalıştığım bir abime asla yakıştıramadığım bir duruştur.
|