Bu sözün sahibi Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Cumhurbaşkanı olan Ahmet Necdet Sezerdir.
Sayın Cumhurbaşkanımızın mesleki formasyonu göz önüne alındığında, bu söz, çok daha önem kazanmaktadır.
TBMM’nin açılımı nedir.
‘Türkiye Büyük Millet Meclisi’
Şimdi sayın cumhurbaşkanımıza biri sorsa, kendi mesleği açısından, TBMM üzerinde bir kurum veya bir şahıs varmıdır diye, elbette cevabı ‘ASLA’ olacaktır.
TBMM çatısı altına milletin seçerek girdirdiği her milletvekili Mustafa Kemal Atatürk’ü en az Sayın Cumhurbaşkanı kadar sever.
Kaldı ki, bu Aziz Millet Mustafa Kemal Atatürk’ü seçtiği için bu güne gelinmiştir. Rahmetli Mustafa Kemal, Bu aziz Milletin bu seçimine layık ola-bilmek için çalıştı.
Her fert, bu aziz millete layık olmak zorundadır.
Bu aziz milletin Tarihi hükmü şahsiyetine, değerlerine her şahıs temsil makamında da olsa sıradan bir vatandaşta olsa saygı göstermek mecburiyetindedir.
Şahıslar ne kadar büyük, ne kadar zeki ve yetenekli olursa olsun, zamanı geldi mi ölüp giderler. Bu aziz millet insanlık tarihinden kıyamete kadar hükmü şahsiyetiyle var ola gelmiş ve var olacaktır.
‘TBMM Atatürk’e layık olduğunu kanıtlamalı’ sözü Rahmetli Mustafa Kemali sevindirmez, aksine incitir.
‘Nasıl olurda benim mensup olmakla övündüğüm bu aziz milleti ve en üst kurumu TBMM ‘ni bana layık olmakla kayıt altına alan biri çıkabiliyor..’ diye üzülür.
Bu putlaştırmaya sağ olsaydı asla izin vermezdi.
Tarihi şahsiyetleri putlaştırma ne kadar bir antik inanç ise de, günümüzde modern bir hurafe olarak hala varlığını sürdürmektedir.