DUYDUNUZ MU?
*Askerin geceyarısı bildirisinin vatandaşın huzurunu kaçırdığını, her şeyin normal gittiği ülkede istikrara büyük darbe indirdiğini,
*Ülkeyi karıştırmak isteyenlerin askeri tahrik etmeye ve onun üzerinden siyasal çıkar elde etmeye çalıştığını,
*Gül'e bile tahammül edemeyenlerin bu millete nasıl kötülük ettiklerini,
*CHP'nin oluşan gerginlikten dolayı sevindiğini,
*Emin Çölaşan ve Tuncay Özkan gibi sivil olmaktan çıkmış sözde gazetecilerin ağızlarının kulaklarına vardığını,
*Bu milletin ne muhtıralar gördüğünü, ne süreçler yaşadığını, ancak hepsinde daha güçlü olarak yeniden geldiğini,
*Muhsin Yazıcıoğlu ve Hasan Celal Güzel'in gösterdiği tepkilerle alkışları üzerine topladıklarını,
*Tarihte ilk defa bir iktidarın askere karşı dimdik ayakta durduğunu,
*Tüm dünyanın Tayyip Erdoğan'ı konuştuğunu,
*Genelkurmay Başkanı'nın açıklama hükümete yönelik değil dediğinin ileri sürüldüğünü,
*Kayseri'de ANAP ve DYP'ye büyük bir kızgınlık duyulduğunu,
GAZETECİ DEĞİL DARBECİ
Askerin internet sitesinde yayınlanan açıklaması daha konulmadan bir saat önce bazı kanallar "Genelkurmay'dan açıklama beklentisi" diye altyazı geçmeye başladılar. Allah Allah dedim. Nedir bu ki daha açıklanmadan bir saat önce beklenti artıyor diye yazılar geçiyor. Ve nihayet bildiri internet sitesine konulunca yaygara başladı. Eviriyorlar çeviriyorlar, bir daha veriyorlar mal bulmuş mağribi gibi üzerine atlıyorlar, tıpkı 28 Şubat sürecindeki darbe heveslisi gazeteciler gibi aynı hal ve ruh içerisinde koro halinde bağırıyorlardı. Bunları görünce gazeteciliğimden utandım. Bunlar gazeteci değil olsa olsa darbecidir dedim.
TAM BiR TERTiP KOKUYORDU
Askerin açıklama yapacağını CHP-DYP-ANAP biliyormuş meğer. Onun için oylamaya katılmamışlar. Bir şekilde askerin bildirisine katkıda bulunmuşlar. 367'ye ulaşılamasın ki bildiri de yayınlansın der gibi bir şey. Bildiri yayınlanmadan önce gazeteciler uyarılmış, bir saat sonra internet sitesine bakın falan denilmiş. Ona göre gazeteciler ve televizyonlar tertibatlarını almışlar. Bir nevi pusu kurmuşlar. Pusuda beklerken birden bire bildiri düşünce bomba düşmüş gibi gürültüyü kopardılar. Bazı gazetelerin, televizyonların, bazı gazetecilerin, yorumcuların iktidara karşı bir kuyruk acısı olduğundan dolayı da bas bas bağırmaya başladılar. Hele Mustafa Balbay gibi Cumhuriyet yazarı o televizyondan bu televizyona bağlanarak bildiriyi yorumluyordu. Gördüğüm oydu ki tam bir tertip yapıymış. İktidarı nasıl çökertiriz diye pusu kurulmuş.
KUR'ANDAN RAHATSIZ OLANLAR
Efendim neymiş? 23 Nisan'da Kur'anlar okunmuş. Oooo. Ne büyük suç, ne büyük kötülük, ne büyük hata. Efendim neymiş? Kutlu doğum haftası etkinlikleri çok yapılmış. Oooooo. Ne büyük suç işlenmiş. Peygamber Efendimizin doğum günü nedeniyle Kur'anlar okunup, ilahiler söylenmiş. Çok büyük suç işlenmiş. Heyhaaat. Bu milletin ecdadının kemikleri sızlamıyor mu dersiniz? İla-yı Kelimetullah'ı yayacağım diye dört kıtada at koşturan, hayatını buna adayan, bununla yücelen, bununla yükselen ecdadımız bu sözleri duysa ne der acaba?
Nereye gidiyoruz. Milli Şef dönemine mi dönüş özlemi var. Kur'an okumanın bile yasaklandığı o dikta dönemine mi heveslenenler var yoksa? Bu milletin elinden Kur'anı ve Peygamber sevgisini kimse alamaz. Kıyamete dek alamaz.
ANAP VE DYP BiTECEK
Bu darbe havasının estirilmesinde en büyük suç ANAP ve DYP'nindir. Bunu isteseler de üzerlerinden atamazlar. Anayasal sürecin işlediği bir durumda Meclis'e katılmayıp hatta katılan milletvekillerini ihracetmekle tehdit eden bu iki parti CHP'nin kuyruğuna takılmış gidiyor. Kendilerini heder edecekler. Acemi politikacılar kim denilirse en iyi iki örnek size. Millet Gül'ün Cumhurbaşkanı olmasını canı gönülden istiyor. Ama bunlar ülkeyi nasıl karıştırırız diye fırsat kolluyorlar. Yazıklar olsun.Sandıkta bunun neticesini mutlaka alacaklardır.
ERDOĞAN DİK DURDU
Helal olsun Erdoğan'a. İlk defa bir başbakan dik durdu. Korkmadı, ürkmedi. Siz bana bağlısınız dedi. Siz hassassanız, biz daha hassasız, siz tarafsanız biz daha tarafız dedi. İşte millet böyle dik duracak lider arıyordu. Bir açıklama ile tası tarağı toplayıp gidecek liderleri çok görmüştü. Erdoğan'ın demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü dayanak yaparak sonuna kadar dik durmaya devam etmesi gerekir. Millet onun yanında.
TüM MiLLETi UYKUSUZ BIRAKTILAR
O gece tüm millet olarak ekran başında la havle çektik. Sabaha kadar süren bu insafsız ve çığırtkan haberler, yorumlar milletimizin şumulüne ve psikolojisini bozdu. Ortada fol yok yumurta yok, nereden çıktı bu yaygara. Sanki vatan elden gidiyor, sanki Cumhuriyet elden gitmek üzere. Hiçbirinin aslı yok. Sadece kendi çıkarları elden gidiyor, kendi hortumları kesiliyor. Tam Cumhurbaşkanlığı seçimin birinci turunun akşamı böyle bir şey ne anlama geliyor? Elbette yargıya ve demokrasiye müdahale anlamına geliyor. Biz izin vermeden Gül'ü Cumhurbaşkanı seçemezsiniz demek istiyorlar. Hangi demokraside böyle bir şey görülmüş. Olsa olsa 3. sınıf bir ülkede bunlar yaşanır. İşte ülkemizi üçüncü sınıf yapmak için gayret edenler bunlardır. Ama inanıyorum ki onların son çırpınışları da boşunadır. Ülkemiz için aydınlık yarınlar kapıdadır.