DUYDUNUZ MU?
*Genel Kurmay Bildirisinin Ak Parti oylarını daha da artırdığını, Mehmet Ağar'ın bunu bizzat söyleme gereği hissettiğini,
*Kayseri'de ANAP-DYP ve CHP'ye tepkilerin giderek arttığını,
*Komünistlerin 1 Mayıs'ı bahane ederek ülkeyi kaosa sürüklemeye çalıştıklarını,
*Eski ve yeni komünistlerin şimdilerde ulusalcı göründüklerini,
*CHP İl Başkanı'nın Gül ile ilgili yakışıksız sözlerinden dolayı bazı vatandaşların suç duyurusunda bulunacağının iddia edildiğini,
*MHP'nin Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin sürekli pasif kalmasının anlaşılamaz olduğunu,
*Mehmet Ağar ve Erkan Mumcu'nun tabandan gelen rahatsızlığı görünce demokrasiye sahip çıkma yoluna gittiklerini ancak bunun da tatmin edici olmadığını,
*Türkan Saylan'ın Türklüğü temsil edemeyeceğini savunanların seslerini yükselttiğini,
*Kayseri Barosu'nun demokrasiye sahip çıkan bir açıklama yaptığını, bunun benzerinin Ticaret Odası ve Sanayi odasından da gelmesinin beklendiğini,
KAYSERi'DE KiMLERiN iSTiFA ETMESi GEREKiRDi
Kayserili bir Cumhurbaşkanı seçilecekti, tam oylama günü DYP ve ANAP çarkedince ülke bir krize sürüklendi, seçim tıkandı ve Türkiye'nin zararı milyar dolarlar oldu. Kayseri için de büyük bir üzüntü yaşandı. İşte tam burada ben Sayın Eraslan'ın yani DYP İl Başkanı'nın Ağar'a iki milletvekilini ihracet diyeceğine, Kayserili bir Cumhurbaşkanına izin vermediniz diyerek istifa etmesini ve Kayseri'de kahraman ilanedilmesini beklerdim. Yine ben bir Kayserili olarak her ne görüşten olursa olsun CHP İl Başkanı Mustafa Aslan'ın Gül'ü idam edelim demeye getirecek ağır ithamlarda bulunacağına onun da CHP'ye tavır göstererek istifa etmesini beklerdim. O zaman o da milletin gönlünde taht kurardı. Kayserililerin gönlünde demek istiyorum. BBP İl Başkanının da tıpkı Muhsin Yazıcıoğlu gibi kükremesini isterdim ama o da her konuda konuşurken bu önemli konuda sessiz kalmayı tercih etti. Ben bir Kayserili olarak tarihi bir anda ANAP'ın yeni il başkanının da al atını ver tımarımı kardeşim demesini beklerdim. Bu anlamda Ebiç Belediye Başkanını kutluyorum. Kenan Mutlu'yu kutluyorum.
MUMCU VE AĞAR'DA DEMİREL DAMGASI
Erkan Mumcu ve Mehmet Ağar'ın oylamaya son dakikada katılmama kararı almalarında Demirel'in etkisi olduğu belirtiliyor. Bir gün önce oylamaya girme taraftarı olan iki genel başkanın son dakikada Demirel ile görüşme yaptıktan sonra tersi bir karar aldığı konuşuluyor.
Ama Demirel'in bu etkisi iki lideri de zora sokmuş durumda. Merkez sağ partileri olarak demokrasiye sahip çıkmaları gerekirken bildiriye neden olmaları tabanlarından hatta tüm ülkeden büyük tepki çekti.
HESAP TERSİNE DÖNDÜ
Hesap neydi? Ak Parti bildiri karşısında panikler, geri adım atar, halk korkar ve oylar ANAP ve DYP'ye kayar. Hayır tam tersine döndü. Ağar ve Mumcu'nun bu tavrı büyük tepki çekti, iki parti büyük bir oy kaybına uğrarken Ak Partinin oyları arttı. Yapılacak bir seçimde Ak Parti oylarını en az 8 puan artıracak görünüyor. İşte siyasette geleceği görememek diye Ağar ve Mumcu'nun tavrına denir. Şimdi Çıkmışlar Baykal ve askere tepki gösteriyorlarmış. Hayır kardeşim o eskiden gerekti. Tabandan tepkiyi aldıktan sonra iş işten geçtikten sonra hiçbir faydası yoktur.
ÇAĞLAYAN VE 1 MAYIS
Darbe heveslileri bu iki gösteriyi kendilerince senarize etmişler ve ardından askeri meydana çekmek düşüncesindelermiş. Hatta Türkan Saylan ile DİSK'in anlaştığı siz bizim mitinge katılın biz de sizinkine dediği ileri sürülüyor. Bu iki mitingde kışkırtıcı hadiseler yaşandı. Ülkedeki huzuru bozmak isteyenler, demokrasiyi katletmek isteyenler, aslında komünist olup da ulusalcı milliyetçi gibi görünenler karanlık hesaplar peşindeler. Bakın 1 Mayıs'ta nasıl provokasyonlar oldu. Neler hesabetmişlerdi, Allahtan Türk Polisi uyanık davrandı ve onlara fırsat vermedi.
Güya terör çıkaracaklar ve askeri işin içine çekerek bir darbe ortamına zemin hazırlayacaklardı.
DEMİREL'İ KONUŞTURMAYAN GENÇLER
Süleyman Demirel Ankara Hukuk Fakültesinde konuşmaya başlayınca büyük bir tepki ortaya çıkmış ve Demirel'i adeta konuşturmamış gençler. Demirel ise her şeye rağmen konuşmaya devam etmiş ama morali de iyiden iyiye bozulmuş. Şunu anlamalı ki artık Demirel'i kimse sevmiyor. İstenmiyor.. Görüşleri asla tasvip görmüyor. Hal böyleyken adamcağız halen orada burada konuşuyor. En son sıkma baş lafını bir daha kullanmış. Sezer'e çağrılar yapıyormuş. Ne yapmak istiyor Demirel? Usanmadı mı bıkmadı mı?